Sık Kullanılanlara Ekle · Anasayfam Yap ·  Üye Girişi · Yeni Üye
   Kadın Sağlığı · Erkek Sağlığı · Çocuk Sağlığı · Tüp Bebek / Kısırlık · Göz Sağlığı · Kalp-Damar Hastalıkları · Kanser · Tüm Kategoriler >
İlgili Resimler
 
Arkadaşına Gönder
Yorumları Oku/Yaz
Facebook'ta Paylaş
Twitter'da paylaş
 
 
Çocuklarda Şiddet Eğilimi
17.02.2009 - 1587 defa okundu.

Okul öncesi dönemi olarak adlandırılan üç-altı yaş arası, çocukluğun en renkli ve hareketli dönemlerinden biridir. Bu dönemde çocuk; konuşkan, meraklı, öğrenmeye hevesli, girişken, daha sosyal ve sevimlidir.

1-Bu yaştaki çocuklarda yaşayarak öğrenmenin, deneme ve yanılmanın belirgin olduğunu görürüz. Her şeye bakar, ilgilenir, sorular sorar, dil gelişimi hızlı ve dili kullanımı daha iyidir, hikayeler anlatır veya hikayeler uydurabilir, kendisine uygun olsun ya da olmasın her şeyi denemek isteyebilir. Oyun oynamaktan, koşmak, zıplamak, atlamak vb. bedensel aktivitelerden çok hoşlanır, bisiklete binebilir, tırmanabilir. Rekabet-yarışma duygusu ortaya çıkar, yaşıtları veya biraz daha büyük çocuklarla rekabet davranışları, kıskançlıklar görülür. Anne-babanın beğenisini, takdirini kazanmak ve sevgisini görmek çok önemlidir. Bunu sıklıkla sorgulayabilir; Beğendin mi? Güzel olmuş mu? Anne beni seviyormusun? vb.


2-‘Ben’ kavramının ortaya çıktığı ilk yıllarda çocuklarda negatif tutum ve davranışlara sıklıkla rastlanabilir. Çocuk, kendisi giyinmek, yemek yemek koşmak ve oynamak ister, engellendiğin de aşırı tepki, öfke, ağlama, tepinme, vurma, tekmeleme, istediği yapılmadığında eşyalara ya da kendine zarar verme gibi tepkisel saldırgan davranışlar gösterebilir. Okul öncesi dönemde büyüme ve gelişme ile birlikte bağımsızlığın artması, çocukların kendi bedenlerinin farkına varmaları özellikle erkek çocuklarının bedensel güçlerinin farkına varmaları, bunu kullanmalarına neden olur. Annesi-babası çocuk tepindiğinde onunla konuşmak, sorunu anlamak ve sakin olmak yerine, bağırıyor, çekiştiriyor hatta vuruyor ve sonunda istediğini yapmasına izin veriyorsa,  çok değil iki-üç kez bunu denemişse olumsuz davranışı öğrenmiş ve saldırgan davranış pekişmiş oluyor. Çocuklar çok iyi gözlerler, hissederler ve öğrenme konusunda da bizden daha hızlıdırlar.

3-Çocuk öğrenmesinde deneme- yanılma yolu ile öğrenme kadar önemli olan diğer bir unsur da “taklit”dir. Topu fırlatması isteniyorsa bardağı, oyuncağı da fırlatabilir. Özellikle çocuklar, anne-babalarının, yaşıtlarının, öğretmenlerinin davranışlarını sıklıkla taklit ederler. Çocuk  somutta olduğu için neyi görüyorsa onu yapması beklenen bir durumdur, bir davranışı- bir insanı hatta hayvanları, çizgi film kahramanlarını rahatlıkla taklit edebilir. Kavramlar büyüme ve gelişme ile birlikte zamanla oluşacak, olgunluk kazanacaktır. Yetişkinler, gerek anlatarak ve gerekse göstererek olumlu davranışı öğretecekler ve bir davranışın şekillenmesinde ve benimsenmesinde model olacaklardır.

4-Öfke doğuştan var olan bir duygu olarak kabul edilmektedir. Bebek davranışlarında emzirme geç kaldığında öfke tepkileri-ağlama, memeyi almama, meme başını ısırma görülebilir. Öfke ve saldırganlık, engellenme durumunda ortaya çıkar ve engellenme sürekli hale geldiğinde - iç ihtiyaçlar karşılanmadığında, emme ihtiyacı, sevgi ihtiyacı, öğrenme ihtiyacı, oyun ihtiyacı - pekişerek bir davranış biçimine dönüşebilir.

5-Anne-baba tutumları, çocuğun davranışlarında psiko-sosyal gelişiminde önemli rol oynar. Olumsuz anne-baba tutumları içinde; reddedici, sürekli eleştirici, kayıtsız, otoriter ve baskıcı, dengesiz ve tutarsız, aşırı koruyucu, gevşek, mükemmeliyetçi tutumları sayabiliriz.Çocukların olumlu davranışlar geliştirmelerinde, olumlu, ılımlı, dengeli, sorun çözücü, kabul edici, anlayışlı, paylaşımcı, hoş görülü,ancak sınır ve kural koyan anne–baba–öğretmen tutumları önemli rol oynamaktadır. Öfke duygusu ve saldırganlığın doğuştan geldiği ve iç güdüsel olduğu kabul görmekle birlikte, çocuklara olumlu davranışlar kazandırılarak öfkeyi kontrol etmesi, saldırgan davranışı durdurması gösterilerek, anlatılarak ve rol modeli olarak öğretilebilir.

6-En ufak bir sorun karşısında bağıran, eşyaları fırlatan, kıran, vuran anne veya babaya sahip bir çocuğun örnek alacağı ve öğreneceği davranış ile sorunlar karşısında sakin, güvenli, çözüme yönelik davranan anne-babaya sahip çocuğun örnek alacağı ve öğreneceği davranış birbirinden çok farklı ve taban tabana zıt olacaktır.

7-İç güdüsel olan bir duygu ve tepki bu noktada öğrenilmiş şiddete kolaylıkla dönüşebilecektir.Hangi davranışlar öğrenilmiş şiddet olarak tanımlanabilir? İki çocuk oynarken oyuncağı paylaşamama nedeniyle birbirlerini itmeleri, oyuncak kırılınca birinin diğerinin elini acıtması iç güdüsel saldırganlık olarak nitelendirilebilir.Ancak çocuk her defasında oyuncağı almak için vurma, itme, diğer çocuğun canını acıtma, ısırma, saç çekme, bağırma, tekmeleme davranışı gösteriyorsa buna öğrenilmiş saldırganlık–şiddet diyebiliriz. Saldırganlığın güçlenmesi çocuğun kendisine ve çevresine zarar vermesi ile sonuçlanır. Bir çocuğun hareketli olması, bazen yaramazlıklar yapması ya da ağlaması, oyuncağını kırması, arkadaşını itmesi onun saldırgan çocuk olduğu anlamına gelmez. Çocuğu saldırgan olarak tanımlamak için, bu davranışı sık sık tekrarlıyor olması ve zarar verme amacı taşıyor olması gerekir.Yani saldırgan–şiddete yönelik davranışta zarar verme niyeti önemlidir.

NEDENLER:
1-
Çocuğa aile içinde, çevrede veya okulda sözel ve fiziksel şiddet uygulanması
2-Evde veya çevresinde saldırgan davranışlarda bulunan bir modelin olması
3-Çocuğun sürekli baskı ve kısıtlamayla karşı karşıya kalması
4-Konulan sınırlar ve kuralların yeterince anlatılmaması
5-Çocuğa evde ya da okulda çift mesaj verilmesi - tutarlı,dengeli davranışı öğrenememesi
6-İlgi ve sevgi eksikliği
7-Çocuğun anne-babası ile sağlıklı özdeşim kuramaması
8-Organik bir rahatsızlık
9-Bedensel veya zihinsel engele sahip olma
10-Çocuğun daha önce gösterdiği saldırgan davranışların ödüllendirilmiş olması
11-Aşırı disiplin
12-Televizyonda ya da bilgisayar programlarındaki şiddet içeren yayınlar

ÖNERİLER:
1-
Ev ve okul ortamında kesinlikle sözel ve fiziksel şiddetten kaçınmalı
2-Çocuğun saldırgan davranışları cezalandırıldığı veya dayakla durdurulmaya çalışıldığında bu, saldırganlık örneği olmaktan başka bir işe yaramaz
3-Saldırgan davranışlar konuşulmalı, sonuçlarının neler olabileceği anlatılmalı, aynı durumla karşılaşsa neler hissedeceği üzerinde durulmalı
4-Çocuğa duygu ve düşüncelerini anlatma olanağı ve sabrı gösterilmeli
5-İki çocuk arasında oyun esnasında olabilecek tepkisel davranışlarda, taraf tutulmamalı daha iyi, olumlu ve paylaşımcı nasıl oynayacakları konusunda yardımcı olmalı
6-Saldırgan davranış karşısında davranış durdurulmalı asla ödül niteliği taşıyan tavizler verilmemeli
7-Saldırgan davranışın altında yatan temel nedenlerin neler olabileceği araştırılmalı
8-Yargılayıcı, mükemmelliyetçi tutumdan kaçınılmalı
9-Saldırgan çocuklar, sporla ilgili faaliyetlere, okul takımı, yüzme, halk oyunları, kültürel etkinlikler, drama, santraç, gezi, fotoğrafçılık gibi etkinliklere yönlendirilmeli
10-Evde ve okulda yapabileceği yaşına uygun görev ve sorumluluklar verilmeli
11-Saldırganlık sonunda eşyaya verdiği zararı harçlıklarını biriktirerek  karşılaması teşvik edilmeli
12-Çocuğun sorununu ve öfkesini saldırgan davranışlara başvurmadan ifade etmesi teşvik edilmeli bunu yaptığında sözel ve duygusal olarak takdir edilmeli 
13-Çocuğun olumsuz  ya da saldırgan davranışlarından sonra özür dilemesi sağlanmalı,özellikle bunun için rol modeli olmalı ve özür dilediğinde takdir edilmeli
14-Çocuğun olumsuz duygularını, öfkesini resim yaparak ifade etmesi sağlanmalı, resimleri anlattırılmalı
15-Çocuğun saldırgan davranışlarında yetişkinlere düşen en önemli görev sakin olmak, dinlemek, anlatmak, yol göstermek ve model olmak ve en önemlisi sevgi dilini, sözel ve bedensel olarak mutlaka kullanmak ve olumlu davranışı takdir ve teşvik etmektir.

Kaynak: Anadolu Sağlık Merkezi web sitesi
(www.anadolusaglik.org)

BU KONUYLA İLGİLİ DİĞER HABERLER

Çocuklarda Anaokulu Korkusu

Çocuklarda Anneden Ayrılma Korkusu

Çocukta Çekingenlik

Çocuklarda Korku (Fobi)

Çocuklarda Özgüven

Çocuklarda Şiddete Eğilim


« Geri

Diğer Haberler

Takıntı Tedavisine Gün Hastanesi Modeli
Aşkın Kimyası Nedir?
Kronik Yorgunluk Sendromu
Maskeli Depresyon Nedir?
Unutkanlığın Nedenleri Nelerdir?
Çiftler Arasındaki Yaş Farkı İlişkiyi Nasıl Etkiliyor?
Pozitif Düşünmek Ne İşe Yarıyor?
Kaygının Yarattığı Sorunlar Nelerdir?
Bebek ile Anne Arasındaki İlişki Tüm Hayata Yön Veriyor
Boşanan Çocuklu Çiftlere Öneriler
`Hayır` Diyememenin Nedenleri
Neden Öfkeleniriz?
Klostrofobi (Kapalı Alan Korkusu) Nedir?
Mutlu Bir Yaşamın Sırrı Nedir?
Yaşlılarda Depresyon
Öfke Nasıl Kontrol Altına Alınır?
Aşırı Kilonun Tedavisinde Psikoterapi
Beden Dismorfik Bozukluğu Nedir?
Pozitif Yaşlanmanın Sırrı
Yaz Depresyonu Belirtileri Nelerdir?
Yorum Ekle
    Adım, Soyadım Görünsün       Rumuzum Görünsün
Mesaj :
Güvenlik Kodu :
 
Köşe Yazısı
Ya Birgün Anneniz Sizi Tanımazsa?
Tüm Yazılar
Online Randevu
Kriterleri seçin, hastanelerden online randevu alın.
Şehir
 Devlet   Üniversite   Özel
Acil Sağlık
Nöbetçi Eczaneler
Ambulanslar
Kan Merkezleri
Acil Servisler
Sağlık Tedarikçileri
Evde Sağlık Hizmeti
İlk Yardım Rehberi
Alo Sağlık
Hastaneler
Sağlık ocakları
Ana çocuk sağlığı merkezleri
Tahlil laboratuvarları
Görüntüleme merkezleri
Sağlık sigorta şirketleri
İlaç firmaları
Yaşlı bakım evleri
Bakım ve rehabilitasyon merkezleri
Diyaliz merkezleri
Kanser tedavi merkezleri
Ağız ve diş sağlığı merkezleri
Doktorlarla Canlı Sohbet
Şuan online doktorumuz yok. »
"Sorun Doktorunuz Yanıtlasın" bölümünden bize ulaşabilirsiniz.
Sağlık Kitapları
Haftanın Kitabı

"Beden Aklıyla Zayıfla"
-Dr. Fevzi Özgünül
Önceki Kitaplar
Haftanın Söyleşisi
Gazeteci ve Biyolog Esra Öz: Aşkın Da Bir Kokusu Var
Esra Öz, `Kokuyla Keşfet` isimli kitabında, koku almanın insan sağlığına etkilerini anlatıyor.
Tüm Söyleşiler
Videolar
Medikal`e konuk olan Serhat Kılıç, sigarayı bırakma öyküsünü ve sağlık yaşantısını anlattı.
 Medikal Ödül - 2
 İstanbul`da Organ Bağışı Artıyor
 Hepatit B (Beyazıt Öztürk)
Sağlık Yönetimi
 Sağlık İletişimi
 Sağlıkta Kalite
 Sağlık Ekonomisi
 Sağlık Yönetimi
 Sağlık Hukuku
 Sağlıkta Kalite
 Yasa ve Yönetmelikler
Künye | Danışma Kurulu | Üyelik | Reklam | Gizlilik | Yasal Uyarı | İletişim Bilgileri
Copyright 2008 - 2014 Sagligimicinhersey.com | Tüm Hakları Saklıdır. | Web Tasarım ve Programlama Grimor

Valid XHTML 1.0 Transitional