Sık Kullanılanlara Ekle · Anasayfam Yap ·  Üye Girişi · Yeni Üye  
   Kadın Sağlığı · Erkek Sağlığı · Çocuk Sağlığı · Tüp Bebek / Kısırlık · Göz Sağlığı · Kalp-Damar Hastalıkları · Kanser · Tüm Kategoriler >
 
Arkadaşına Gönder
Yorumları Oku/Yaz
 
 
Diyabetle İlgili Merak Edilenler
04.02.2009 - 1346 defa okundu.

DİYABET NEDİR?
Diabetes Mellitus, yani halk arasında bilinen adı ile ‘şeker hastalığı’ ya da “diyabet” ilk hekim olan Hipokrat zamanından bu yana bilinen endokrin hastalıktır. Diyabetin önemi sadece kan şeker düzeyinde  yüksekliğe bağlı olarak yol açtığı anlık sıkıntılardan daha da önemli olarak uzun dönemde hastalarda bir çok organ sisteminde yol açabildiği, çoğu başarılı bir tedavi ile önlenebilecek olan komplikasyonlarında yatmaktadır.

Diyabet; küçük ve / veya büyük damar hasarlarına bağlı komplikasyonlara neden olan, temelde kan şekeri yüksekliği ile tanımlanan bir hastalıktır. Kan şekeri yüksekliği, glukozun yakıt olarak tüketilmesi ve kan değerlerinin açlık ve tokluk durumlarında vücut için kabul edilebilir olan normal değerlerde tutulması için kullanılacağı hedef dokulardaki hücrelerin içine girmesini sağlayan, pankreas isimli iç salgı bezinden salgılanan bir hormon olan insülinin hedef organlarda sonradan gelişen bir direnç nedeniyle etkinliğinde azalmaya bağlı olabildiği gibi (tip 2 diyabet), insülinin bizzat eksikliğine bağlı da olabilir (tip 1 diyabet).

Diyabetin daha az rastlanan ve insülinin tersi yönde etki eden hormonal mekanizmaların işlemesine bağlı olan hastalıklarda (akromegali; büyüme hormonunun artmış aktivitesi, cushing sendromu; kortizolün artmış aktivitesi, feokromositoma; adrenerjik hormonların artmış aktivitesi) ortaya çıkan (sekonder diyabet) ya da bu iki ana tipin (tip 1, tip 2)  ara formları olan alt tipleride bulunmaktadır. Gebeliğe bağlı diyabet (gestasyonel diyabet) ise; gebelikte işleyen hormonal mekanizmalar sonucu gelişen (plasentadan salgılanan İnsan Plasental Laktojeni (HPL) isimli hormonun temelde rol oynadığı ), gebeliğin sonlanması ile sıklıkla gerileyen bir diğer özel diyabet tipidir.

Görülme sıklığı nedir?

Dünya üzerinde halen 171 milyon diyabetik hastanın varolduğu tahmin edilmektedir. Ancak, yanlış ve aşırı beslenme ve gündelik hayatta hareketsizlik gibi kolaylaştırıcı etkenlerden dolayı sürekli artmakta olan obezite yani ‘şişmanlık’ nedeniyle bu rakamın 2030 yılında 366 milyona ulaşacağı tahmin edilmektedir ki bu da diyabete bağlı ölüm ve sakatlıkların sürekli artacağının bir işaretidir.

Ülkemiz için de durum pek farklılık göstermemektedir. Son yapılan toplum taramaları halen ülke nüfusumuzun yüzde 7.2’sinde diyabet, %6.7’sinde ise en az diyabet kadar önemli olan ve bu gün için diyabete doğru gidişin engellenebilir bir evresi olarak kabul edilen ‘glukoz tolerans bozukluğu’nun bulunduğunu ortaya koymuştur. Yani kabaca bir rakam vermek gerekirse her 10 kişiden biri  ya diyabet hastası ya da ileride diyabet olma riski ile karşı karşıyadır.

DİYABET ÇEŞİTLERİ

Tip 1 diyabet: Tip1 diyabet; yani ‘çocukluk çağında başlangıç gösteren diyabet’ genelde çocuk ve genç erişkinlik döneminde, olguların hemen hemen tamamında 40 yaş öncesinde başlar. Çoğunlukla altta yatan neden mutlak insülin eksikliği ile sonuçlanan; pankreasta insülin salgısından sorumlu olan beta hücrelerine ya da insülinin bizzat kendisine yönelik gelişmiş olan ‘otoimmun’ denilen bir çeşit reaksiyondur. Özetle nedeni bu gün için açıklanamaz bir şekilde vücut kendisine ait bir organı, bir hücreyi ve bir hormonu yabancı olarak algılamakta ve onu yok etmeye yönelik iltihabi bir reaksiyon başlatmaktadır. Bu reaksiyon ve yıkım sonrası beta hücrelerinin sayısı azalmakta, insülin salgısı azalmakta ve tip 1 diyabet ortaya çıkmaktadır. Kalıtım tip 2 diyabete göre tip 1 diyabette daha az önem taşımaktadır. Tip 2 diyabette obezite hastaların büyük çoğunluğunda bulunup aynı zamanda bu hastalık için bir risk faktörü teşkil ederken tip 1 diyabette insülinin yokluğu ve buna bağlı artmış katabolizma (yıkım olayları) nedeniyle izah edilemez ve önlenemez bir kilo kaybı ilk bulgulardandır. Tip 2 diyabete göre daha ani başlangıç, hızlı seyir ve daha yüksek kan şekeri değerleri ile sayreden bu hastalıkta hastaların tedavisinde insülin kullanımı mutlak gereklilik göstermektedir. 


Hangi tip olursa olsun diyabetik hastaların tedavisinde kan şekeri kontrolunden sonra hedefler; tansiyon ve kan yağları-kolesterol düzeyinin kontroludur. Damar komplikasyonlarına neden olan bu hastalıkta damar duvarına zarar verdiği ve aterosklerozu hızlandırdığı bilinen diğer risk faktörleri olan bu unsurlar sağlıklı insanlarda olan kriterlerden farklı olarak incelenip tedavi edilir. Yani gerek kan basıncı, gerekse kan yağları (trigliserid) ve kolesterol formlarının hedeflenen düzeylerinin diyabet hastalarında sağlıklı bireylere göre farklı (daha düşük değerler hedeflenir) olduğu bilinmelidir. Hastaların sigara gibi bir diğer ateroskleroz risk faktörünü kullanması ise kesinlikle kabul edilemez.

Tip 2 diyabet: Tip 2 diyabet; yani ‘erişkin tipi diyabet’ genelde 40 yaşından sonra başlayan, hastaların çoğunda (%80-90) aşırı kilonun varlığı ile özellenen, temelde varolan insüline karşı gelişmiş hedef organ (kas, karaciğer ve yağ dokusu) direnci nedeniyle insülinin etkisiz kalması (relatif eksikliği) sonucu oluşan, en sık rastlanan diyabet tipidir (yüzde 90). Tip 2 diyabetli hastaların 1.dereceden akrabalarında diyabet öyküsü sıklıkla vardır. Yani kalıtsal yönü ağır basan bir hastalıktır. Bu tip diyabet; insülin direncine neden olan kolaylaştırıcı risk faktörleri ortadan kaldırıldığında (örneğin hasta ideal kilosuna kadar zayıflatıldığında) büyük ölçüde engellenebilmektedir. Tip 2 diyabet özellikle büyük damarlarda oluşturduğu makrovasküler hasarlarla damar sertliği; yani ‘ateroskleroz’ ve buna bağlı ölümlerin tüm dünya üzerindeki önde gelen nedenlerinden birisidir. Bu hastalık, ortaya çıkmadan yıllar önce laboratuvarda saptanabilen bir takım biyokimyasal bozukluklarla adlandırılan ‘glukoz tolerans bozukluğu’ olarak da bilinen bir geçiş dönemindeyken kolaylaştırıcı faktörler ortadan kaldırılırsa yine engellenebilmektedir. Tip 2 diyabetin damar duvarına olan bu olumsuz etkilerinin hastalık ortaya çıkmadan yıllar önceki bu glukoz toleransı bozukluğu safhasında başladığı bu gün kabul edilmektedir. Bu nedenle yeni tanı almış bir tip 2 diyabet hastası bile aterosklerozdan çoktan etkilenmiş olabilir.  Tip 2 diyabet hastalığının tedavisinde hastadan hastaya farklılık göstermekle birlikte; insülin direncini azaltan ilaçlar, insülin salgılanmasını uyaran ilaçlar, hastalığın ilerleyen dönemlerinde bu ilaçlara ilave olarak ya da tek başına insülin tedavisi kullanılmaktadır.

HASTA EĞİTİMİNİN ÖNEMİ
Diyabet her şeyden önce bu konuyla uğraşan hekimler ve bu hastalığı taşıyan hastalar için tam bir disiplin gerektirir. Modern tıpta olan gelişmeler, hasta takip ve tedavisinde kabul edilen uluslararası kriterler hekim tarafından takip edilip bu kurallardan taviz vermeden hastalara uygulanmalıdır. Hekim aynı zamanda hastaya bir ömür boyu bünyesinde barındıracağı hastalığı uygun bir dille anlatmalı, hastayı sistematik bir şekilde eğitmelidir. Hastalığını iyi tanıyan hastaların tedavilerini daha düzenli uyguladıkları, tedavideki başarı hedeflerine daha çok ulaştıkları gösterilmiştir. Evde kendi kendine kan şekeri ve kan basıncı takibi yapabilmek, insülin başta olmak üzere tedavide kullanılan ilaçları doğru kullanabilmek, gerek hastalığın gerekse tedavinin komplikasyonlarını tanıyıp doktorla görüşene kadar ilk yapılması gerekenleri yapabilmek hastaların sabırla eğitilmesi ile mümkündür ve bugün diyabet tedavisinde başarının kilit noktası olduğuna inanılmaktadır. Bu nedenle bu konuda özel hizmet veren dernekler, sağlık kuruluşları ve uzman doktorlar hasta ve hasta yakınlarının katılabildiği kitlesel eğitim toplantı ve diğer faaliyetlerini düzenli olarak yapmaktadır.

Kaynak: Anadolu Sağlık Merkezi web sitesi
(www.anadolusaglik.org)

BU KONUYLA İLGİLİ DİĞER HABERLER

10 Soruda Diyabet...

Diyabetle İlgili Merak Edilenler

Diyabet Tanı ve Tedavisi

Diyabette Komplikasyonlar

Tip 2 Diyabet

« Geri

Diğer Haberler

Diyabet Tedavisinde Ameliyatın Yeri Nedir?
Arkadaşım Diyabet Sitesi Yenilendi
Diyabet, Alzheimer’a Neden Olur Mu?
İnsülin Kullanmak Bağımlılık Yapar Mı?
Okullarda Diyabet Ve Şişmanlık Eğitimi Başlıyor
İnsülin Direnci Nedir, Kimlerde Görülür?
Diyabet Kontrol Edilebilir Mi?
Şeker Hastaları Çikolata Yiyebilir Mi?
Tip 2 Diyabette Hipoglisemi Ve Kilo Artışı
Tarçın Şeker Hastalığı İçin Umut Olabilir Mi?
Diyabet Hastalarında Kanser Riski
Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?
Egzoz Gazı Diyabeti Tetikliyor
Gizli Şeker Nedir, Nasıl Anlaşılır?
Süt Ürünlerindeki Yağ, Diyabet Riskini Azaltıyor
Diyabet (Şeker) Hastaları Kış Aylarında Nelere Dikkat Etmeli?
Diyabet (Şeker) Belirtileri Nelerdir?
Gizli Şeker (Pre-Diyabet) Nedir?
Diyabet Ve Hipoglisemi
Evde Kan Şekeri Takibi Ve Şeker Ölçüm Cihazı Seçimi
Tüm Haberler »
Yorum Ekle
  Adım, Soyadım Görünsün   Rumuzum Görünsün
Mesaj :
Güvenlik Kodu :
 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapınız. Üye değilseniz üye olmak için tıklayınız.

Köşe Yazısı
Alo 184! Fenerbahçe Tribünleri`nde Sigara İçiliyor!
Esra KAZANCIBAŞI
Tüm Yazılar
Online Randevu
Kriterleri seçin, hastanelerden online randevu alın.
Şehir
 Devlet   Üniversite   Özel
Acil Sağlık
Nöbetçi Eczaneler
Ambulanslar
Kan Merkezleri
Acil Servisler
Sağlık Tedarikçileri
Evde Sağlık Hizmeti
İlk Yardım Rehberi
Alo Sağlık
Hastaneler
Sağlık ocakları
Ana çocuk sağlığı merkezleri
Tahlil laboratuvarları
Görüntüleme merkezleri
Sağlık sigorta şirketleri
İlaç firmaları
Yaşlı bakım evleri
Bakım ve rehabilitasyon merkezleri
Diyaliz merkezleri
Kanser tedavi merkezleri
Ağız ve diş sağlığı merkezleri
Sorun Doktorunuz Yanıtlasın
Sağlıkla ilgili merak ettiğiniz ne varsa, bize yazın. Uzman doktorlar yanıtlasın. »
Detay için tıklayınız
Doktorlarla Canlı Sohbet
Şuan online doktorumuz yok. »
"Sorun Doktorunuz Yanıtlasın" bölümünden bize ulaşabilirsiniz.
Sağlık Kitapları
Haftanın Kitabı

"Beyaz Önlük Siyah Şapka"
-Carl Elliott
Önceki Kitaplar
Haftanın Söyleşisi
Erhan Yazıcıoğlu: Umudunuzu Yitirmeyin Kanseri Yenin
Tiroit ameliyatı sonrasında ses telinin zarar görmesi nedeniyle sesini kaybeden tiyatro sanatçısı ...
Tüm Söyleşiler
Videolar
Çift Terapisi - Çiğdem Demirsoy
 Medikal Ödül - 2
 Medikal Ödül - 1
 İstanbul`da Organ Bağışı Artıyor
Anket
Aile hekimliği uygulamasından memnun musunuz?
Evet, memnunum
Hayır, memnun değilim
Kararsız

Ankete katılmak için lütfen giriş yapınız. Giriş için tıklayınız.

Önceki Anketler
Sağlık Yönetimi
 Sağlık İletişimi
 Sağlıkta Kalite
 Sağlık Ekonomisi
 Sağlık Yönetimi
 Sağlık Hukuku
 Sağlıkta Kalite
 Yasa ve Yönetmelikler
Künye | Danışma Kurulu | Üyelik | Reklam | Gizlilik | Yasal Uyarı | İletişim Bilgileri
Copyright 2011 Sagligimicinhersey.com | Tüm Hakları Saklıdır. | Web Tasarım ve Programlama Grimor

Valid XHTML 1.0 Transitional