Sık Kullanılanlara Ekle · Anasayfam Yap ·  Üye Girişi · Yeni Üye  
   Kadın Sağlığı · Erkek Sağlığı · Çocuk Sağlığı · Tüp Bebek / Kısırlık · Göz Sağlığı · Kalp-Damar Hastalıkları · Kanser · Tüm Kategoriler >
 
Arkadaşına Gönder
Yorumları Oku/Yaz
Facebook'ta Paylaş
Twitter'da paylaş
 
 
Adet Sorunlarıyla İlgili Merak Edilenler
05.02.2009 - 6185 defa okundu.

Şöyleşi: Demet DEMİRKIR

Adet sancıları, aşırı kanamalar, ara kanamalar, ilişki sonrası kanamalar, miyomlar, çikolata kistleri, menopoz… Hepsi son derece masum olabilirler ama son derece önemli hastalıkların habercisi de olabilirler. Bütün bunların nedenlerini, risklerini ve nasıl kontrol altında tutulacaklarını İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Hakan Seyisoğlu’na sorduk.


Bir genç kız ideal olarak hangi yaşlarda adet görmelidir?
“İdeal adet görme yaşı ortalama olarak 12–13 yaş arası kabul edilir. Hatta kesin bir sayı vermek gerekirse bu yaş 12.4 ancak bunun artısı eksisi vardır. Genellikle 9 yaşından sonra adet görme normal kabul edilir üst sınır olarak da birtakım özelliklere göre 14 ya da 16 yaş diyebiliriz.”

En geç adet görme yaşı nedir?
“14 yaşına kadar adet görmemiş bir genç kızda eğer seconderseks karakterleri diye nitelendirdiğimiz; meme gelişimi, genital bölgeler ve koltuk altında kıllanma henüz yoksa fakat bu özellikler gelişmekteyse, bu kişilere 2 sene daha fırsat tanınır. Ancak bir genç kız,16 yaşına gelmiş olmasına rağmen hala adet görmüyorsa artık bu karakterler gelişmiş olsa da amenore olarak isimlendirdiğimiz adet görememe hastalığı şeklinde kabul görmeye başlar. En geç adet görme sınırı, karakterleri gelişmemiş kişilerde 14 yaşa kadar, karakterleri gelişmiş kişilerde 16 yaşa kadardır. Bunu aşmaması gerekir, aşarsa patolojik bir sorun olarak kabul edilir. “

ON GÜNDEN UZUN SÜREN KANAMALARA DİKKAT!
Bir adet ortalama ne kadar sürer? İki adetin arası kaç gün olmalıdır?
“Adet dönemi ortalama 4 haftalık yani 28 günlük bir süreç olarak kabul edilir; normali budur.  Bu süre, adet kanamasının birinci gününden diğer adet kanamasına kadar geçen süre şeklinde hesaplanır. Kanamanın süresi ise ortama 5 ile 7 gündür fakat 10 güne kadar azalarak devam edebilir. 10 güne kadar normal kabul edilir, 10 günü aşıyorsa o zaman uzun süreli kanamadan bahsedilmeye başlanır ve bu da patolojiktir bu sonuçtur. “

Adet düzensizliği nedir? Belirtileri nelerdir?
“Ortalama dört hafta yani 28 günlük süreçteki sapmalara biz adet düzensizliği deriz. Adet düzensizliği çeşitli şekillerde algılanabilir; süre olarak düzensizlik olabilir, adet kanama miktarıyla ilgili anormallikler söz konusu olabilir, adetle birlikte ortaya çıkan birtakım belirtiler de yine adet düzensizlikleri içine katılabiliyor. Genel anlamda düzensiz adet, 4 haftalık ritmin bozulmasıdır.”

Stres ya da mevsimler adet düzensizliğine neden olur mu?
“Evet olur çünkü adeti idare eden merkezler beyindedir ve bu merkezler, dış ortamlardan çok fazla etkilenebilen bölgelerdir. Bu nedenle çevresel bir takım etkiler, adet düzenini santral sinir sisteminden baskılayarak bozabilir. Örneğin sevinç, üzüntü gibi ani emosyonel yani ruhsal değişimler ya da iklim değişimleri, coğrafi değişimler, seyahatler gibi etkileşimler, santral sinir sisteminden adeti idare eden merkezleri baskılayarak düzensizliklere yol açabilir. “

ADET GECİKTİĞİNDE MUTLAKA DOKTORA GİDİLMELİ

Adet görme üst yaşını geçen kızları olan aileler “bizim kızın adeti biraz daha gecikecek her halde” diye bekliyorlar. Adet gecikmesinin altında hangi faktörler yatabilir?
“Seksüel karakterleri gelişmeyip 14 yaşında olanlar ya da seksüel karakterleri gelişmiş genç kızlar ve16 yaşına kadar adet göremeyenler bu sınırı aştıkları zaman, bu durum artık adet görememe hastalığı olarak kabul edilir. Bu gecikmenin altında gelişimsel anormalliklerden tutun anatomik bozukluklara kadar her türlü problem yatıyor olabilir. Adet görme yaşı geçtiği takdirde mutlaka konuyla ilgili bir uzman hekime müracaat edilmesi gerekir. Bu kişinin anatomik olarak ve endokrinolojik olarak tetkik edilmesi şarttır, bazen genetik yapı bozuklukları da buna sebep olabilir hatta bu kişi bir genç kız değil erkek dahi olabilir. Birtakım hastalıklarından dolayı gelişimi kız şeklinde olup aile kız çocuğu zannediyordur aslında genetik olarak erkek çocuğudur; nadir de olsa adet gecikmesinin altından bu bile çıkabilir. Adet görmeyen kişiler mutlaka bir doktora müracaat etmelidir, başka bir alternatif yoktur, “bekleyelim biraz daha, adet görür” denilmemeli.”

AŞIRI TÜYLENME VE ŞİŞMANLIK POLİKİSTİK OVER BELİRTİSİ

Polikistik over nedir? Ne tür sorunlara yol açar?
“Bizim sekonder amenore olarak isimlendirdiğimiz polikistik over, adet görmeye başlayan bir genç kızda, ilerleyen dönemde adet düzensizliği ve adet görememe şeklinde karşımıza çıkan bir hastalıktır. Polikistik overde, hiç adet görememe söz konusu değildir, bu kişi adet görür ama çok seyrektir. Polikistik over sendromu, yumurtalıklar içinde bulunan keseciklerdeki yumurtlamanın tamamlanamaması yani işlemin yarım kalması anlamına gelir. Yumurta oluşumu tamamlanamayınca kistçikler oluşur. Bunlar aynı zamanda hormon salgılayan kistçikler olduğu için, hormon üretimindeki düzensizliklerle beraber seyreden bir hastalıktır. Sadece yumurtalığa ait bir olay değildir, sistemik bir hastalık olarak kabul edilir. Şöyle ki, örneğin karbonhidrat metabolizma bozuklukları yani diyabetik etkiler bile bu hastalıkla birlikte seyredebilir. Genel klinik tablo yani yaşanan sorunlar şöyledir:

“Hormon üretimindeki hatalardan dolayı erkeklik hormonunun biraz daha baskın olması dolayısıyla kıllanma, tüylenme gibi şikâyetler görülür. Beraberinde adetlerin düzensizliği ki bu düzensizlikler daha çok, seyrek adet görme şeklinde -bazen bıraktığınız zaman 6–7 ay bu kişiler adet göremeyebilirler- ortaya çıkıyor. Yine bu kişilerin yaklaşık yüzde 30 kadarında şişmanlık ve obezite görülüyor.Şimdiye kadar anlattıklarım polikistik over sorunuyla ilgili ilk bulgular. Bu sorunları yaşayan genç kızlar, evlendiklerinde çocuk sahibi olmaya karar verdikleri zaman da sorun yaşayabilirler, bunlar şikâyet olarak bize yansıyanlardır.”

POLİKİSTİK OVERDE DİYABET VE MEME KANSERİ RİSKİ!

Polikistik over hastalığı olan kişiler ileride hangi hastalıklar açısından risk taşıyor?
“Metabolik hastalıklar yani diyabet, meme kanseri riski bu kişilerde biraz daha yüksek oluyor; östrojen tek başına etkili olan bir hastalık olduğu için. Bu kişilerde rahim iç zarına ait patolojilerle karşılaşma olasılıkları da yüksek oluyor. Polikistik over hastalığı olanlar, kontrol altına alındıkları zaman bu riskler açısından da ikaz ediliyorlar.”

Nasıl teşhis edilir?
“Polikistik over sendrom, genellikle şikayetlerle kendini belli eder. Ultrasonografi ile yumurtalıkların görünümüne bakılarak teşhis konur. Bunu desteklemek için bazı hormonlara bakılabilir ama genellikle hastanın şikayetleri dinlenerek ve çok tipik bir ultrason görüntüsü ile polikistik over’in tanısını koyarız.
Yalnız şu noktayı da göz ardı etmemeliyiz; bu şikâyetlere böbrek üstü bezinin aşırı çalışması da neden olabilir. Bu nedenle bu hastalığın tanısına giderken böbrek üstü bezinin aşırı çalışmasına bağlı gelişimi de ekarte etmemiz gerekir. Eğer bu ekarte edilip böbrek üstü bezinde bir problem olmadığı anlaşılırsa geriye sadece polikistik over sendromu kalır.”

Polikistik overin tedavisi nasıl yapılıyor?
“Polikistik over sendromunun nedenini tıp henüz tam olarak çözmüş değil. Nedenini tam olarak çözemediğimiz için kökten kazıyan yani tamamen ortadan kaldıran bir tedavi formatı da yok. Genellikle tedavi, hastanın şikâyetlerine göre yapılıyor. Örneğin kişi bize, adet düzensizliği ve/veya kıllanma nedeniyle müracaat etmişse, biz bu yönde tedavi uygularız. Eğer bu kişi bize, ‘çocuğum olmuyor’ diye müracaat etmişse, tedavinin şekli değişir. Yaptığımız tedavi, semptomatik tedavi dediğimiz hastanın şikâyetlerini geçirmek üzere yapılan tedavidir. Hastalığı ortadan kaldıracak her hangi bir tedavi yoktur. Dolayısıyla tedavi yapılır ama tedavi kesildiği zaman bu şikâyetler tekrar ortaya çıkabilir.”

Ne tür durumlar aşırı adet kanaması olarak nitelendiriliyor?
“Adet kanama miktarı aslında kişiden kişiye değişiyor. Ama ortalama olarak baktığımızda objektif bir kriter dersek, yaklaşık olarak 50 cc  kan tüm bir adet boyunca normal kabul edilir.
Ancak hiç kimse, ben kaç cc kanadım diye ölçemez dolayısıyla subjektif değerlendirme yapılır, bu da kişinin günde değiştirdiği ped sayısına göre değerlendirilir. Ortalama olarak günde 2 pedlik bir kanama normal kabul edilir. Fakat kişide, daha önceki kanamalarına göre bir artış söz konusu olursa, bu kişiye aşırı kanıyor diyebiliriz. Bir kadın, aşırı pıhtılar, aşırı pıhtılaşmalar şeklinde kanıyorsa yine aşırı kanama diyebiliriz.“

MİYOMLAR KANAMAYI  ARTTIRIYOR
Aşırı kanamalı adet görmenin nedeni nedir? Miyomlar bazen buna yol açabilir mi? Başka hangi faktörler rol oynar?
“Aşırı kanamanın birçok nedeni vardır, bunların en önemli nedenlerinden biri miyomlardır. Daha önceden aşırı kanaması olmayan bir kişide miyom ortaya çıkmış özellikle de bu miyom rahim iç zarına baskı yapacak pozisyona gelişmiş ise kanamaları artırabilir. Miyomlar aşırı kanamaların en önemli ve en sık nedenleri arasında kabul edilir. Pıhtılaşmaya yönelik etkili olan ilaçların kullanılması ya da kişide pıhtılaşma bozukluğunun ortaya çıkması da kanamaları artırır. Rahimde miyoma benzer birtakım rahatsızlıkların –ki biz buna adenomiyozis diyoruz- ortaya çıkması halinde de yine kanama fazlalaşabilir. Rahim iç zarına ait patolojilerde de kanama fazla olabilir. “

Halk arasında “çikolata kisti” olarak bilinen endometriyozis nedir? Belirtileri nelerdir?
“Rahim iç zarına yani endometriyuma ait dokunun, normalde bulunması gereken yerden başka yerde olmasına endometriyozis diyoruz. Başka bir anlatımla, endometriyumun rahim iç yatağından yani döl yatağından başka yerlerde ortaya çıkması endometriyozistir. Eğer bu endometriyozis dediğimiz odak, yumurtalıkların üzerinde olursa, her ay kanaya kanaya içi kan dolu bir kist meydana getiriyor ve bu kan bekleye bekleye erimiş çikolata manzarasını alıyor, bu yüzden buna çikolata kisti de deniyor. Tıptaki adı, endometriyotik kist ya da  endometriyozis. Kadınlarda sık görülen bir kisttir, kötü huylu bir girişimi yoktur ama rahatsızlık verir. Her zaman kistleşmesi şart değildir. Kist, endometriyozisin bir bulgusudur ama bazen kist olmadan da başka yerlerde ortaya çıkıp her ay kanayabilir. Örneğin; bağırsakların üzerinde, karın boşluğundaki karını örten periton adını verdiğimiz zarın üzerinde noktalar halinde bu odaklar görülebilir ve bunlar her ay kanama yaptıkları için sonuçta iç organların birbirlerine yapışmalarına sebep olur. Bu yapışma kişilerde kronik ağrılara yani müzmin ağrılara yol açabilir. Ayrıca bu yapışıklıklardan dolayı tüplerde tıkanmalar yapışmalar ve buna bağlı kısırlıklar ortaya çıkabilir.  En önemli belirtisi ağrıdır, ağrılar özelikle adet dönemlerinde ortaya çıkar. Bazı kişilerde kronik kasık ağrıları olarak kendini belli eder. Ağrının şiddeti kistin büyüklüğüne göre değişebilir, kist çok küçükse hiçbir bulgu vermeyebilir.”

DÖRT KİŞİDEN BİRİNDE ÇİKOLATA KİSTİ VAR
Çikolata kistlerine kimlerde rastlanır?
“Endometriyozis dediğimiz hastalığı olan kişilerde çikolata kisti görülür. Özelliği olan kişiler yok. Bu hastalığın görülme sıklığı oldukça yaygındır genel popülasyona baktığımız zaman yüzde 25’tir yani her dört kişinin birinde bu hastalık vardır. Ancak her endometriyozis kist yapmaz. Dolayısıyla pek çok kişide endometriyozis vardır ama hiç farkına varmadan yaşamını sürdürüyordur. Müzmin kasık ağrısı yaşayan kişilere bakıldığında bunların yüzde 40’ında endometriyozis vardır. Bu nedenle şu kişide ya da bu kişide görülür diyemeyiz ama endometriyozis, her kişide farklı şiddette görülür; kimisi hiç belirti yaşamaz, kimisinde bütün karın boşluğunu dolduracak şekilde ağır endometriyozis olguları görülür.”

İLİŞKİ SIRASINDAKİ KANAMALARI ÖNEMSEYİN”

Bazı kadınlar ilişki sırasında ya da sonrasında kanama yaşarlar. Bunun nedeni nedir? Böyle bir durum yaşayan kadınlara öneriniz nedir?
“İlişki sırasında kanama yaşayan bir kadında, daha önceden bir kanama yoksa bunun altında ciddi problemler yatabilir. İlk cinsel birlikteliklerini yaşayan insanlarda bazen ufak tefek kanamalar olabilir, belki bunlar çok önemli değildir ama daha önce hiçbir sorunu olmayan özellikle yaşı ileri olan kişilerde birliktelikler sırasında ortaya çıkan kanamalara ciddi şekilde eğilmek lazım. Özellikle rahim ağzından gelen kanamalara dikkat etmek gerekir çünkü bu, rahim ağzında gelişen bir hastalığın örneğin kanserin habercisi olabilir. Mesela birliktelikten sonra hafif açık renkli kanamalar şeklinde kendini gösterir; bunlar ciddi kanamalardır. Bunun dışında özellikle menopozdan sonra birliktelikler sırasında duyulan yanma, acıma beraberinde kanama olabilir; tamamen vajinanın incelmesi ve hassaslaşmasına bağlı olan kanamalardır. Gençlik dönemlerinde ortaya çıkabilen bir takım patolojik oluşumlarda da yine kanamalar görülebilir. Ama özellikle birliktelik sonrası ortaya çıkan kanamalarda kişinin yaşı da uygun ise aklımıza hemen, rahim ağzı ile ilgili bir problem olasılığı gelir ve biz özellikle oraya hedeflenerek tetkikimizi yaparız. Tetkik; simir testi ya da o bölgenin büyütülerek bakılması ve gerekirse biyopsinin yapılmasıdır. Birliktelik sonrasında kanaması olan kadınlar, mutlaka bir kadın doğum hekimi tarafından kontrol edilmelidir.”

Ara kanama nedir? Ara kanamaların altında ne gibi sorunlar yatar?
“Düzenli adet gören kadınlarda, adet kanaması dışında ortaya çıkan her hangi bir kanamaya ara kanama denir. Bunun çeşitli nedenleri vardır. Ara kanamaların bazıları fizyolojik yani normal kanama olabilir, bazıları da patolojik yani bir hastalığa bağlı kanama olabilir. Normal olabilen ara kanamaların en başında yumurtlama dönemine ait kanamalar gelir özellikle genç yaş guruplarında iki adetin ortasına denk gelen günler yumurtlama günleridir. Bu günlerde bazı kişilerde, bir iki gün süren kanama ve beraberinde bir kasık ağrısı olabilir; bunlar genellikle yumurtlama kanamalarıdır. Bunların dışındaki ara kanamalar normal kabul edilmez. Ancak hepsinin altında önemli bir neden yatıyor anlamına gelmez. Ara kanamaların bir kısmı özellikle hormonal nedenli olabilir. Hormonlardaki herhangi bir problem, bu illa da kadınlık hormonunun salgıladığı veya yumurtanın salgıladığı hormon olmak zorunda değil. Örneğin bir tiroid hastalığı, bir prolaktin hormonundaki yükseklik gibi diğer hormonal değişimlerde de yine ara kanamalar görülebilir. Burada kanamanın zamanı önemlidir; adete yakın mı, adetten hemen sonra mı ya da rastgele bir zamanda mı?
Rahim iç zarına ait bir olumsuz gelişim de ara kanama yapabilir. Kanser ya da kanserleşme olasılığı bulunan bazı önemli gelişimler kendini ara kanama ile gösterebilir. Ama bu ara kanamalar genellikle düzensiz ara kanamalardır, ne zaman geleceği belli olmayan kanamalardır. Ne zaman geleceği belli olmayan ara kanamaların üzerinde çok ciddi olarak durulması gerekir çünkü bunların zemininde; ileri yaş kadınlarda rahim iç zarına ait olumsuz gelişen problemler yatabilir.”

Adet sancısının nedenleri nelerdir?
“Adet sancısı iki türlü olabilir; bunlardan bir tanesi, ilk adetlerden beri başlayıp devam eden adet sancısıdır ki görülme oranı yüzde 60’dır. Bir diğer ağrı görülme şekli ise daha önce hiç adet ağrısı olmayan kişilerde sonradan ortaya çıkan ağrılardır yani ileriki yaşlarda ortaya çıkan ağrılardır. Sözünü ettiğimiz birinci tip ağrılar, değişik şiddette görülebilir. Bazısı hafif bir ağrı ile yetinirken kimisi kullandığı bütün ağrı kesicilere karşın ciddi şekilde kıvrandırır. Bunun nedenini tam olarak çözemedik. Salgılanan bazı maddelere –ki prostaglandin deriz bunlara- karşı bazı kişilerin daha duyarlı oluşu ya da bazı kişilerde bu maddenin daha fazla salgılanması adet ağrılarına neden olarak kabul edilir. Hatta tedavilerde de bu maddenin üretimini engelleyen ilaçlar kullanılır. Sözünü ettiğim ilaçların birçoğunu ağrı kesiciler olarak tanımlarız. Ancak rastgele ağrı kesici kullanılmamalı, her ilacın olduğu gibi bunların da birtakım yan etkileri vardır. Dolayısıyla hekimin önerdiği ilaçlar kullanılmalıdır.

Ağrısı çok şiddetli olan kişilerde bazen doğum kontrol hapları ile adet ağrıları kontrol altına alınır. Ağrıların nedeni tam olarak bilenemediği için her hangi bir ilaçla tümüyle ortadan kaldırılamaz.
Adet ağrıları çok sık görülür, altında temel bir patoloji yatmaz ama problem yaratıp yaratmayacağı bir doktor tarafından belirlenir çünkü bu kişilerde, ağrıya sebep olabilen başka nedenler de olabilir. Örneğin, anatomik yapılarda birtakım bozukluklar da adet ağrısı gibi belirti verirler dolayısıyla bir hekime müracaat edilmelidir. Altında başka nedenler yatmayan adet ağrıları belli bir yaştan sonra ya da doğum yaptıktan sonra kendiliğinden geçiyor.

İleri yaşlarda ortaya çıkan adet ağrılarına gelince, bunların zemininde çoğunlukla bir hastalık yatar. En önemli nedenlerin başında da endometriyozis gelir. Biz bunlara ikincil adet ağrısı deriz yani miyomlar, geçirilen infeksiyonlar da adet ağrısına sebep olabilir ama bunlar daha sonra ortaya çıkar, en önemlileri endometriyozis.”

Adet sancılarına eşlik eden başka yakınmalar da olabiliyor mu?
“Adet sancılarına mide bulantısı, baş ağrısı, bağırsak yakınmaları ve sinirlilik gibi ruhsal değişimler eşlik edebiliyor. Kişiler bu nedenlerle, adet dönemlerinde günlük yaşam aktivitelerini kısıtlamak zorunda kalabiliyorlar, işlerine gidemiyorlar, gidiyorlarsa da verimli çalışamıyorlar dolayısıyla iş gücü kaybı ortaya çıkıyor.”

HER ADET GECİKMESİ MENOPOZ DEĞİLDİR
Menopoz döneminde kadınların adetinde nasıl bir değişim yaşanır? Adetler birden kesilir mi ya da düzensizleşir mi?
“Önce düzensizleşir, bu düzensizleşme bazen sık kanama şeklinde görülse de genellikl seyrelmeler ve/veya adet gecikmeleri şeklinde ortaya çıkar. Tabii adet gecikmeleri yanı sıra bu kadınların üçte ikisinde ateş basması, sıkıntı, terleme gibi klasik menopoz yakınmaları da görülür. Ne var ki, tek başına adet gecikmesi menopoz anlamına gelmez bunu özellikle vurgulamak istiyorum çünkü o yaş gurubundaki kadınlarda başka nedenlerle de adet gecikmeleri olabilir. Her adet gecikmesi menopoz demek değildir ama o yaş guruplarında meydana gelen adet gecikmeleri çoğunlukla menopoza bağlı olarak ortaya çıkar. Bir anda kesilme olmaz, yaklaşık birkaç yıl devam eden bir süreçtir; bazı ay kanama olur, bazı aylar olmaz ama bir yıl kesintisiz adet görmez ise artık bu kişiye adet görmeyecek diye bakmak gerekir. Yani o bir yıllık kanama sürecini tamamlaması gerekir. O bir yıllık süreye de birkaç sene içinde gelir.”

Menepoz döneminde seyrekleşen kanamalar nedeniyle kadınların korunmayı bırakıp, istenmeyen gebelikler yaşadıkları oluyor mu? Neler öneriyorsunuz?
“Adet gecikmelerinin yaşandığı dönemlerde seyrek de olsa yumurtlamalar olabilir bu nedenle bu kişilerin doğum kontrol yöntemlerini hemen terk etmemeleri gerekir. En tehlikeli dönemdir.


BU KONUYLA İLGİLİ HABERLER

Sancılı Adete Reçete

Adet Dışı Kanamalar Hastalık Sinyali

Adet Sorunlarıyla İlgili Merak Edilenler

Adeti Geciktirme veya Öne Alma

Adet Döneminde Nasıl Beslenmeli?

« Geri

Diğer Haberler

Genital Ağrılar Tedavi Edilebilir Mi?
Erken Menopozda Risk Faktörleri
Adet Düzensizliklerinin Nedenleri
Memede Ele Gelen Kitleler
Meme İmplantı Konusunda Nelere Dikkat Etmek Gerekir?
Dış Gebeliğin Nedenleri Nelerdir?
Bulantınızın Nedeni Hamilelik mi Apandisit mi?
Hamilelikte Kemoterapi Uygulanabilir mi?
Kadınlarda Meme Ağrısı Kansere İşaret Mi?
Kadınların Hayatını Güzelleştirmek İçin 8 İpucu
Menopoz Dönemini Rahat Geçirmek İçin Öneriler
Endometriozis (Çikolata Kisti) Kısırlık Yapar Mı?
Aşırı Adet Kanaması (Menoraji) Tehlikeli Midir?
HPV Belirtileri Nelerdir?
Meme Ultrasonografisi Nedir?
Sigaranın Bebeklere Ve Hamilelere Zararı
Kalp Elektrosu Hamilelere Zarar Verir Mi?
Hamilelikte Enfeksiyonlar: Toksoplazma Ve Sitomegalo Virüs
Migreni Olan Kadınlar Doğum Kontrol Hapı Kullanabilir Mi?
Kadınlar İçin Rutin Sağlık Muayeneleri Nelerdir?
Tüm Haberler »
Yorum Ekle
  Adım, Soyadım Görünsün   Rumuzum Görünsün
Mesaj :
Güvenlik Kodu :
 
 
Köşe Yazısı
Alo 184! Fenerbahçe Tribünleri`nde Sigara İçiliyor!
Esra KAZANCIBAŞI
Tüm Yazılar
Online Randevu
Kriterleri seçin, hastanelerden online randevu alın.
Şehir
 Devlet   Üniversite   Özel
Acil Sağlık
Nöbetçi Eczaneler
Ambulanslar
Kan Merkezleri
Acil Servisler
Sağlık Tedarikçileri
Evde Sağlık Hizmeti
İlk Yardım Rehberi
Alo Sağlık
Hastaneler
Sağlık ocakları
Ana çocuk sağlığı merkezleri
Tahlil laboratuvarları
Görüntüleme merkezleri
Sağlık sigorta şirketleri
İlaç firmaları
Yaşlı bakım evleri
Bakım ve rehabilitasyon merkezleri
Diyaliz merkezleri
Kanser tedavi merkezleri
Ağız ve diş sağlığı merkezleri
Sorun Doktorunuz Yanıtlasın
Sağlıkla ilgili merak ettiğiniz ne varsa, bize yazın. Uzman doktorlar yanıtlasın. »
Detay için tıklayınız
Doktorlarla Canlı Sohbet
Şuan online doktorumuz yok. »
"Sorun Doktorunuz Yanıtlasın" bölümünden bize ulaşabilirsiniz.
Sağlık Kitapları
Haftanın Kitabı

"Beyaz Önlük Siyah Şapka"
-Carl Elliott
Önceki Kitaplar
Haftanın Söyleşisi
Erhan Yazıcıoğlu: Umudunuzu Yitirmeyin Kanseri Yenin
Tiroit ameliyatı sonrasında ses telinin zarar görmesi nedeniyle sesini kaybeden tiyatro sanatçısı ...
Tüm Söyleşiler
Videolar
Çift Terapisi - Çiğdem Demirsoy
 Medikal Ödül - 2
 Medikal Ödül - 1
 İstanbul`da Organ Bağışı Artıyor
Anket
Aile hekimliği uygulamasından memnun musunuz?
Evet, memnunum
Hayır, memnun değilim
Kararsız

Ankete katılmak için lütfen giriş yapınız. Giriş için tıklayınız.

Önceki Anketler
Sağlık Yönetimi
 Sağlık İletişimi
 Sağlıkta Kalite
 Sağlık Ekonomisi
 Sağlık Yönetimi
 Sağlık Hukuku
 Sağlıkta Kalite
 Yasa ve Yönetmelikler
Künye | Danışma Kurulu | Üyelik | Reklam | Gizlilik | Yasal Uyarı | İletişim Bilgileri
Copyright 2011 Sagligimicinhersey.com | Tüm Hakları Saklıdır. | Web Tasarım ve Programlama Grimor

Valid XHTML 1.0 Transitional