Sık Kullanılanlara Ekle · Anasayfam Yap ·  Üye Girişi · Yeni Üye  
   Kadın Sağlığı · Erkek Sağlığı · Çocuk Sağlığı · Tüp Bebek / Kısırlık · Göz Sağlığı · Kalp-Damar Hastalıkları · Kanser · Tüm Kategoriler >
 
Arkadaşına Gönder
Yorumları Oku/Yaz
Facebook'ta Paylaş
Twitter'da paylaş
 
 
Kadın Hastalıklarında Laparoskopik Cerrahi
27.03.2009 - 1160 defa okundu.

Günümüzde, jinekolojik pratikte en sık yapılan işlemlerden biri de laparoskopidir. Laparoskopi, idrar kaçırma operasyonlarından infertilitenin tanı ve tedavisine, miyom ameliyatlarından rahim ve yumurtalıkların alındığı histeroktomi olarak adlandırılan büyük ameliyatlara ve hatta kanser cerrahisine kadar çok çeşitli alanlarda kullanılıyor. Kadın doğumda hem teşhis hem de tedavi amaçlı olarak yararlanılan laporoskopi, daha küçük kesiler yapılması, nekahat döneminin çok kısa sürmesi ve hastanın yaşam kalitesini yükseltmesi gibi nedenlerle modern kadın tarafından yoğun olarak tercih ediliyor.

Peki laparoskopi nedir?
Basitçe tanımlamak gerekirse; karın içini, laparoskop adı verilen mercek ve ışık sisteminden oluşan bir cihazla gözlemlemektir. Bu cihaz, göbek altında yapılan 1 santimlik küçük bir kesiden karın içine sokulur. Bu girişimde karın içi aydınlatılarak, daha önce röntgen veya ultrasonografi gibi ileri tetkiklerle bile görülemeyecek kadar küçük rahim, yumurtalık ve tüpleri ilgilendiren hastalık veya yapışıklıklar son derece net olarak görülebilir. Makro büyütme yapabilen bu aletle, lezyonlar olduğundan daha büyük ve yakın olarak izlenebildiği için teşhis koymak da kolaylaşmaktadır. Laparoskopide teşhisle tedavi aynı anda yapılabilmektedir. Özellikle endometriyozis gibi kısırlığa yol açan problemler saptandığında, aynı anda tedaviye yönelik cerrahi operasyon da gerçekleştirilebilir.


Laparoskopi, ilk kez 1910 yılında tanı amaçlı olarak jinekolojide kullanılmış. Daha sonra diğer alanlarda da uygulanmaya başlanmış. Cerrahi operasyona yönelik ilk uygulama 1941`de yapılmış. Ancak laparoskopide modern cihazların ve yöntemlerin kullanımı 1990`lı yıllara dayanıyor.

EN SIK İNFERTİLİTEDE KULLANILIYOR
Laparoskopinin en sık kullanıldığı alanların başında infertilite tanısı ve tedavisi geliyor. Öncelikle hamile kalmakta güçlük çeken kadınların infertilite nedenini belirlemek amacıyla laparoskopiden yararlanılıyor. Laparoskopi infertilite tanısında tüpler kıvrımlı mı açık mı, yumurtalık ve bağırsaklarda yapışıklıklar var mı, rahim-tüp-over ilişkileri nelerdir, yumurtalıklar kistik mi, gebeliği engelleyecek endometriosis gibi kistler veya kistçikler mevcut mu gibi soruları aydınlatıyor. Bütün bunların yanında karın bölgesindeki ağrı veya yoğun adet sancısı çeken hastalarda ağrı yapan sorunun ortaya çıkarılmasında, yine laparoskopiden yararlanılıyor. Diğer testlerle ön tanısı konulan over kisti, pelvik abse, yapışıklık, miyom, rahim anormallikleri, rahmin şekil bozuklukları, dış gebelik gibi hastalıklarda kesin tanı koymak için yine laparoskopiye başvuruluyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Başkanı Prof. Dr. Aydın Arıcı, kısırlık sorunu olan bir çifte hormon tahlilleri ve sperm analizi yapılıp, tüplerin açık olup olmadığını belirlemek amacıyla film çekildikten sonra, tüplerde ve anatomide bir sorun gözüküyorsa mutlaka laparoskopi ile bakılması gerektiğini söylüyor. Prof. Dr. Arıcı, eğer film sonuçları normalse, çifte aşılama gibi tüp bebekten önceki tekniklerin tavsiye edildiğini belirterek, birkaç teknik denendikten sonra hâlâ bir hamilelik gerçekleşmiyorsa gizli kalmış diğer nedenleri aramak amacıyla da laparoskopi yapılabileceğini ifade ediyor. Bu laparoskopik girişimde daha ziyade pelviste (batında) yapışıklıklar olup olmadığı, yani endometriyozis gibi kısırlığa neden olabilecek sorunlar aranıyor. Eğer varsa, aynı operasyonda sorun gideriliyor. Kadında batın içinde geçmişe bağlı enfeksiyonlar veya endometriyozise bağlı yapışıklıklar bulunması durumunda, bunlar yumurtanın normal olarak tüpler tarafından alınmasını engelleyeceği veya zorlaştıracağı için hamileliğin gerçekleşmeyeceğine dikkat çeken Prof. Dr. Arıcı, laparoskopik girişimle yapışıklıkların alınmasının kısırlığın tedavisi açısından yararlı olacağını belirtiyor. Laparoskopik girişimle yapışıklık, kapalı tüpler ya da endometriyorizis gibi şikayetleri ortadan kaldırılan kadının, yumurtlama sorunu yoksa, eşinde de sperm sorunu yoksa rahatlıkla hamile kalabileceğini ifade ediyor.

KANSER CERRRAHİSİNDE DE KULLANILIYOR

Laparoskopinin kullanım alanlarından biri de kanser cerrahisi. Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Merkezi`nden Doç. Dr. Fatih Güçer, ülkemizde laparoskopi ile kanser cerrahisi yapabilen ender isimlerden biri. Anadolu Sağlık Merkezi`nin laparoskopik kanser cerrahisini yapabilecek ekip ve malzeme donanımına sahip olduğunu söyleyen Doç. Dr. Güçer, "Burada bizim amacımız, açık cerrahide yaptığımız her şeyin aynısını laparoskopi ile de yapabilmek. Biz laparoskopik kanser cerrahisine de aynı mantıkla yaklaşıyoruz. Endikasyonu olan uygun vakalarda kanser ameliyatlarında dahi laporoskopik cerrahiyi güvenle uyguluyoruz." diyor.


Doç. Dr. Güçer, kanser cerrahisinin laparoskopi ile yapıldığı merkezlerin bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az olduğunu belirterek, laparoskopinin her türlü kanserde kullanılamayacağının altını önemle çiziyor. Doç. Dr. Güçer, özellikle rahim kanserlerinin laparoskopik cerrahisi konusunda,dünya çapında birikmiş bilgi deneyimi olduğunu söyleyerek, bu alanda güvenle kullanılabildiğini ifade ediyor. Ancak yumurtalık kanserinde kullanımının biraz daha tartışmalı bir durum olduğuna dikkat çekiyor. Laparoskopik cerrahinin rahim ağzı kanserlerindeki kullanımının da her geçen gün arttığına dikkat çeken Doç. Dr. Güçer, rahim ağzı kanserlerinde halen daha sıklıkla açık radikal cerrahinin tercih edildiğini fakat belli durumlarda bu hastalarada uygulanabileceğini vurguluyor.
 
HERKESE LAPAROSKOPİ YAPILABİLİR Mİ?
Son derece konforlu bir nekahat dönemi sunan laparoskopik cerrahisi ne yazık ki herkes için uygun bir girişim değil. "Eğer bir hastanın ameliyat olması gerekiyorsa ve bu laparoskopik olarak gerçekleştirilebileceğine inandığımız bir ameliyatsa, kesinlikle bu hastaya laparoskopi yapılmalıdır," diyen Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Naciye Mülayim, laparoskopi ameliyatlarında hasta seçiminin önemine değiniyor. Dr. Mülayim, özellikle kalp ve akciğer problemi olan hastalarda laparoskopik girişimin yapılamayacağını söyleyerek, "Laporoskopi için hastanın karnına gaz vererek şişiriyoruz. Onun için hastanın kalp ve akciğer problemi varsa bu hasta grubunda laparoskopi yapmak riskli olabilir. Ayrıca şişman hastalarda, birçok kez ameliyat geçirmiş ve birçok yapışıklığı olduğunu düşündüğümüz hastalara da laparoskopiyi pek uygulamıyoruz. Aslında bir kilo sınırlaması yok ancak laparoskopi karnın katları kesilerek yapılan bir işlem olduğu için, şişman hastalarda güç bir girişim olabiliyor," diyor.

GİRİŞİM NASIL YAPILIYOR?

Laparoskopik girişim için, standart olarak göbek deliğinin biraz aşağısından 0.5-1 santimik bir kesi yapılıyor. Ardından batını kaldırıp, damar ve yaşamsal organları uzaklaştırmak amacıyla, 1-2 milimlik ince bir iğne ile batın boşluğuna giriliyor. Batın içine girildikten sonra, 15 milimetre civa basıncına kadar karbondioksit gazı verilerek batın şişiriliyor. Batın boşluğu dolduktan sonra bağırsaklar çekilmiş olduğundan, trokar adı verilen ve içinden aletlerin geçtiği materyal batına sokuluyor. Buradan sokulan kamera ile batın içi inceleniyor. Ardından yapılacak cerrahi işleme göre karından kesiler yapılıyor. Tanısal bir girişim yapılıyorsa, sadece bir ek kesiden üç ek kesiye kadar gidebiliyor. Tanı için girişim yapılıyorsa, sadece 5 milimlik bir kesi daha yapıp oradan kamera sokulup bakılabiliyor. Mesela uterus çıkarılacaksa, 3-4 kesi daha yapmak gerekiyor. Bütün bu girişimler genel anestezi altında yapılıyor. Ameliyat hemen hemen açık cerrahi ile aynı sürede tamamlanıyor. Bu yöntemle hem damarlar daha iyi görülebiliyor, hem de laparoskopik cerrahide kullanılan birçok farklı enerji sistemi ile damarlar içlerinden kan geçmeyecek hale getirildikten sonra kesiliyor. Böylece ameliyat sırasında hastanın kan kaybı çok az oluyor. Ayrıca bu sayede ameliyat sonrası kan verilmesi oranı azaldığı için, birtakım enfeksiyon hastalıkları riski de düşürülüyor. Bu kesiler iki gün içinde kapanıyor, pansuman veya dikiş alınması da gerekmiyor. Ameliyat görüntülerinin CD`lerde arşivlenmesi, daha sonra gerektiğinde geri dönülüp bakılması da laparoskopik cerrahinin avantajlarından biri.

KOMPLİKASYON OLABİLİR

Laparoskopik cerrahide yaşanabilecek en önemli sorunlardan birinin, laparoskopik başlayıp açık cerrahiye geçmek zorunda kalmak olduğunu söyleyen Doç. Dr. Fatih Güçer, "Laparoskopiyi gerçekleştiremeyip açık cerrahiye dönerseniz bu önemli bir başarısızlıktır gibi gözüksede aslında hasta seçimi ile ilgili bir problemdir. Ayrıca nadiren de olsa teknik zorluklar açık cerrahiye dönmeye zorlayabilir. Laparoskopide operatör yeterince deneyimli olmalıdır. Hasta seçimi doğru yapılmalıdır. Cerrahın sadece laparoskopik cerrahide değil, yapılan girişimi açık cerrahide de çok iyi biliyor olması gerekir. Yani laparoskopik cerrahi yapabilen bir kişi açık cerrahide de tecrübe sahibi olmalıdır," diye konuşuyor.

Laparoskopik cerrahide de açık cerrahide olduğu gibi komplikasyonlar yaşanabileceğine dikkat çeken Dr. Naciye Mülayim, laparoskopinin de milyonda bir gerçekleşebilecek kendine özgü riskleri olduğunu ifade ederek, bunlardan birinin karbondioksit embolisi olduğunu söylüyor. Hastanın batınına verilen havanın damar içine kaçarak dolaşım sistemini durdurması anlamına gelen karbondioksit embolisinin fark edilmesinde anesteziste önemli görevler düştüğünü vurgulayan Mülayim, yine laparoskopinin komplikasyonlarından biri olan fıtıklaşmanın engellenmesi için cerrah tarafından özel dikişler atılması gerektiğini belirtiyor.

İDRAR KAÇIRMA AMELİYATLARI DA YAPILIYOR

Kronik pelvik ağrının en önemli nedeni endometriyozis. Çalışmaların yüzde 75-80`inde kronik pelvik ağrı çeken hastalara iyi bakıldığında endometriyozis tesbit edildiği görülüyor. Çok küçük bir alanı çok büyük bir şekilde görmeye olanak tanıyan laparoskopinin, en küçük ve farklı renkteki endometriyozis odaklarını yakalayabilme olanağı sağladığını söyleyen Uzm. Dr. İbrahim Sözen, "Sadece endometriyozis değil, her tür kronik pelvik ağrının tanısında bence laporoskopinin yeri var. Çok adet sancısı çeken kadınların ya da ağrılı cinsel ilişki yaşayan kadınların mutlaka bir laporoskopik tetkikten geçmesi gerekir," diyor. Laparoskopi ile pelvik konjesyon denilen ve pelvik bölgenin gereğinden fazla kanlanması ile ortaya çıkan problemlerin de belirlenebileceğini söyleyen Dr. Sözen, over torsiyonu denen ve yumurtalığın zaman zaman kendi etrafında dönmesi anlamına gelen durumun da bu yöntemle tesbit edilebildiğini sözlerine ekliyor.

Uzm. Dr. İbrahim Sözen`in özel çalışma alanlarından biri de idrar kaçırma problemleri. Belli bir yaşın üzerindeki kadınların hapşırma, gülme, hoplayıp zıplama, ağır bir eşya kaldırma durumunda idrarını kaçırması olarak tanımlayabileceğimiz problem, pelvik organların vajinadan kendilerine bir yol bulup fıtıklaşıp aşağı doğru kayması ile ortaya çıkmakıyor. İdrar kaçırma problemlerinin tedavisinde de laparoskopinin yeri olduğunu söyleyen Dr. Sözen `Burch` adı verilen ve açık cerrahide yapılan ameliyatın laparoskopi ile de yapılabileceğini, bu girişimin son derece başarılı sonuçları olduğunu vurguluyor. Dr. Sözen ayrıca cinsel ilişkiyi zora sokan rahim sarkması şikayetlerinde de laparoskopik olarak cerrahinin kullanıldığını ifade ediyor.

LAPAROSKOPİNİN AVANTAJLARI NELER?

• Laparoskopide hastaya yapılan travma minimal düzeydedir. Bu yöntemle, bilinen anlamda cerrahi kesi yapılmıyor, genellikle 0,5 cm çapındaki silindirik laporoskopi aletlerinin karın boşluğuna geçişini sağlayan mini-kesiler yapılıyor.
• Görüntüyü büyütme imkanı var. Bu yöntemde, hastanın içini cerrahiye oranla daha detaylı olarak incelemek ve ulaşılması zor olan noktalardaki sorunları gidermek mümkün.
• Hasta açık cerrahiye oranla çok daha az kan kaybediyor. Bu da hastanın kendini daha çabuk toparlamasına yardımcı olan faktörlerden biri.
• Açık cerrahi ameliyatı ile beş altı gün hastanede kalması gereken hasta laporoskopik cerrahi yapıldığında bir iki gün içinde evine veya işinin başına dönebiliyor.
• Laporoskopik cerrahide hastanın karnı içinde ameliyat sonrası oluşabilecek yapışıklıklar daha az oluyor. Uzun dönemde yapışıklıklardan kaynaklanacak olan bağırsakla ilgili problemler ve infertilite problemleri tamamen engelleniyor.

Kaynak: Anadolu Sağlık Merkezi web sitesi
(http://www.anadolusaglik.org/)

 

« Geri

Diğer Haberler

Genital Ağrılar Tedavi Edilebilir Mi?
Erken Menopozda Risk Faktörleri
Adet Düzensizliklerinin Nedenleri
Memede Ele Gelen Kitleler
Meme İmplantı Konusunda Nelere Dikkat Etmek Gerekir?
Dış Gebeliğin Nedenleri Nelerdir?
Bulantınızın Nedeni Hamilelik mi Apandisit mi?
Hamilelikte Kemoterapi Uygulanabilir mi?
Kadınlarda Meme Ağrısı Kansere İşaret Mi?
Kadınların Hayatını Güzelleştirmek İçin 8 İpucu
Menopoz Dönemini Rahat Geçirmek İçin Öneriler
Endometriozis (Çikolata Kisti) Kısırlık Yapar Mı?
Aşırı Adet Kanaması (Menoraji) Tehlikeli Midir?
HPV Belirtileri Nelerdir?
Meme Ultrasonografisi Nedir?
Sigaranın Bebeklere Ve Hamilelere Zararı
Kalp Elektrosu Hamilelere Zarar Verir Mi?
Hamilelikte Enfeksiyonlar: Toksoplazma Ve Sitomegalo Virüs
Migreni Olan Kadınlar Doğum Kontrol Hapı Kullanabilir Mi?
Kadınlar İçin Rutin Sağlık Muayeneleri Nelerdir?
Tüm Haberler »
Yorum Ekle
  Adım, Soyadım Görünsün   Rumuzum Görünsün
Mesaj :
Güvenlik Kodu :
 
 
Köşe Yazısı
Alo 184! Fenerbahçe Tribünleri`nde Sigara İçiliyor!
Esra KAZANCIBAŞI
Tüm Yazılar
Online Randevu
Kriterleri seçin, hastanelerden online randevu alın.
Şehir
 Devlet   Üniversite   Özel
Acil Sağlık
Nöbetçi Eczaneler
Ambulanslar
Kan Merkezleri
Acil Servisler
Sağlık Tedarikçileri
Evde Sağlık Hizmeti
İlk Yardım Rehberi
Alo Sağlık
Hastaneler
Sağlık ocakları
Ana çocuk sağlığı merkezleri
Tahlil laboratuvarları
Görüntüleme merkezleri
Sağlık sigorta şirketleri
İlaç firmaları
Yaşlı bakım evleri
Bakım ve rehabilitasyon merkezleri
Diyaliz merkezleri
Kanser tedavi merkezleri
Ağız ve diş sağlığı merkezleri
Sorun Doktorunuz Yanıtlasın
Sağlıkla ilgili merak ettiğiniz ne varsa, bize yazın. Uzman doktorlar yanıtlasın. »
Detay için tıklayınız
Doktorlarla Canlı Sohbet
Şuan online doktorumuz yok. »
"Sorun Doktorunuz Yanıtlasın" bölümünden bize ulaşabilirsiniz.
Sağlık Kitapları
Haftanın Kitabı

"Beyaz Önlük Siyah Şapka"
-Carl Elliott
Önceki Kitaplar
Haftanın Söyleşisi
Erhan Yazıcıoğlu: Umudunuzu Yitirmeyin Kanseri Yenin
Tiroit ameliyatı sonrasında ses telinin zarar görmesi nedeniyle sesini kaybeden tiyatro sanatçısı ...
Tüm Söyleşiler
Videolar
Çift Terapisi - Çiğdem Demirsoy
 Medikal Ödül - 2
 Medikal Ödül - 1
 İstanbul`da Organ Bağışı Artıyor
Anket
Aile hekimliği uygulamasından memnun musunuz?
Evet, memnunum
Hayır, memnun değilim
Kararsız

Ankete katılmak için lütfen giriş yapınız. Giriş için tıklayınız.

Önceki Anketler
Sağlık Yönetimi
 Sağlık İletişimi
 Sağlıkta Kalite
 Sağlık Ekonomisi
 Sağlık Yönetimi
 Sağlık Hukuku
 Sağlıkta Kalite
 Yasa ve Yönetmelikler
Künye | Danışma Kurulu | Üyelik | Reklam | Gizlilik | Yasal Uyarı | İletişim Bilgileri
Copyright 2011 Sagligimicinhersey.com | Tüm Hakları Saklıdır. | Web Tasarım ve Programlama Grimor

Valid XHTML 1.0 Transitional