Meme dokusu esas olarak yağ dokusuyla çevrelenen süt bezleri (lobüller), kanallar ve meme başından oluşur. Meme kanseri süt kanallarında bulunan hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalması ve diğer dokuları işgal etmeleridir.
MEMEDEKİ HER ŞİŞLİK VE KİTLE KANSER MİDİR?
• Meme de görülen şişlik ve sertliklerin çoğu basit kist gibi iyi huylu kitlelerdir. • Ancak memedeki bu şişlik veya kitlelerin meme kanseri olmadığına doktorunuz karar vermelidir.
KAÇ ÇEŞİT MEME KANSERİ VARDIR?
• Süt kanallarında sınırlı kalmış kanserlere “in situ duktal kanser”, lobüllerde sınırlı kanserlere ise “in situ lobüler kanser” denir. • Kanalları aşmış veya lobülleri aşmış kanserlere ise invaziv duktal veya lobüler kanserler denir. • Bazı meme kanserleri karekteristik cilt değişiklikleriyle tüm meme dokusunu kaplayabilir. Bunlara “İnflamatuvar Meme Kanseri”denir. • Meme kanserinin yukarıda anlatılan çeşitlerinin belirlenmesi hastalığın tedavisinde ve izleminde büyük önem taşır.
MEME KANSERİ SIK GÖRÜLEN BİR HASTALIK MIDIR?
Evet. Amerikan Ulusal Kanser Merkezi’ne göre, Amerika Birleşik Devletleri’nde kadınlarda en sık görülen kanser “Meme Kanseri” dir. • Her yıl yaklaşık 216.000 kadın ve 1500 erkeğe meme kanseri tanısı konulmaktadır. • Yaklaşık 59 000 kadın başlangıç “meme kanseri” ya da “in situ meme kanseri” tanısı almaktadır. • Her yıl yaklaşık 40 000 kadın meme kanserinden kaybedilmektedir.
KİMLER MEME KANSERİ RİSKİ TAŞIR? • İleri yaştaki kadın ve erkekler • Kadının menopoz döneminde olması • Erken yaşta adet görme ve menopoza geç girme • Hiç doğum yapmamış olmak veya ilk doğumunu 30 yaşından sonra yapmak • Hiç emzirmemiş olmak • Kız kardeşinde, annesinde veya ailenin kadın ya da erkek diğer bireylerinde meme kanseri veya yumurtalık kanseri olması • Östrojen veya progesteron içeren hormon kullanmak • Daha önce memede iyi huylu bazı hastalıkların bulunması (?) • Aşırı yağlı diyetle beslenme • Aşırı kilolu olmak
KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ – ERKEN TANI
Kendi kendine meme muayenesi erken meme kanseri tanısında çok önemlidir. Kendi memenize düzenli aralıklarla yapacağınız muayenelerle meme yapınızı daha iyi tanıyabilir ve alışkın olmadığınız bir değişiklikte çok daha erken donemde doktorunuza ulaşma ve gerekli tüm incelemeleri yaptırma sansına sahip olabilirsiniz. Kendi kendine muayene genellikle banyo esnasında ayna karşısında yapılmalıdır. Böylece kişi kendi meme dokusunu tanıyacak ve anormal bir durumla karşılaşması halinde erken tanı için şansı olacaktır.
DOKTORA BAŞVURMAYI GEREKTİREN DURUMLAR
• Memede ağrısız şişlik ve kitle • Koltuk altında ele gelen kitle • Memede hassasiyet • Memede renk değişikliği • Meme cildinde kalınlaşma • Meme başı akıntısı • Memede yara
MAMOGRAFİ- USG
Meme kanseri tanısında en değerli iki tanı yöntemi meme ultrasonografisi ve mamografidir. Mamografi, memenin X ışını verilerek filminin çekilmesidir Mamografi erken meme kanserinin tanısında ve taramasında çok faydalı bir yöntemdir. Memede ele gelen kitlelerin dışında muayenede belirlenemeyen küçük kitlelerin tanınmasına ve altında erken donemde bir kanserin yer alabileceği durumların saptanmasına yardımcı olur Ultrasonografi; memede şüpheli kitlelerin yanısıra yapısal bozuklukların, kist, fibroadenom vb gibi memenin iyi huylu hastalıklarının tanısında ve hastaların takibinde kullanılan bir yöntemdir. Bu tanı yöntemleri kullanılarak memenizde endişelenmenizi gerektirecek bir durum olup olmadığı konusunda doktorunuz sizi bilgilendirecek ve eğer gerekiyorsa bir ileri aşamaya geçebileceksiniz.
TARAMA-ERKEN TANI
Tarama amacıyla 40 yaşın üzerindeki kadınlara, yılda bir meme muayenesi ve mamografi önerilmektedir. Risk altında olanların ise bu taramalara 35 yaşından itibaren başlamaları uygun olacaktır.
BİYOPSİ NE DEMEKTİR?
Şüpheli görülen herhangi bir kitleden mikroskop altında incelenmek üzere parça alınmasıdır Buradan gelecek sonuca göre doktorunuz tedavinizi belirleyecektir.
Biyopsi ile meme kanseri saptanırsa tedavi nasıl planlanır? Biyopsi ile meme kanseri ile tanısı konulduktan sonra çoğu hastada ameliyat ilk tedavi seçeneğidir. Ameliyatla alınan kanserli doku örneği yeniden incelenir ve patoloji uzmanı doktorlar tarafından rapor edilir. Bu incelemede aynı zamanda tedaviyi yönlendirecek östrojen ve progesteron reseptörleri düzeyi araştırılır. Patoloji raporunda yer alan diğer bilgiler ise kanser hücrelerinin nitelikleri, tümörün çapı ve kanser hücrelerinin lenf bezlerine yayılıp yayılmadığıdır.
Bütün bu bilgiler hastalığın evresini de belirler. Bu aşamadan sonra uygun tedavi yönteminin belirlenmesi multidisipliner bir yaklaşım çerçevesinde medikal onkolog, genel cerrah ve radyasyon onkoloğu tarafından yapılır.
MEME KANSERİNDE TEDAVİ SEÇENEKLERİ NELERDİR?
Bu gün itibariyle meme tedavisinde dört seçenek başarıyla uygulanmaktadır Bunlar Meme cerrahisi, radyoterapi(ışın tedevisi), kemoterapi (ilaç tedevisi ve hormonoterapidir. Bu seçenekler hastalığın evresine ve kanserin tipine bağlı olarak tekbaşına veye kombinasyonları şeklinde uygulanmaktadır. Radyoterapi tümörlere tedavi amacıyla yüksek enerjili ışın uygulanmasıdır. Kanserli hücrelerin büyümesini, üremesini ve normal dokulara yayılmasını önler. Meme kanseri tedavisinde meme koruyucu tedavinin parçası olarak, tümör dokusunun çıkarılmasından sonra veya tüm memenin çıkarıldığı mastektomi ameliyatı sonrası uygulanır. Radyoterapi vücut dışından (eksternal) veya vücuda ışın yayan kaynaklar yerleştirilerek (brakiterapi) biçiminde uygulanabilir.
CERRAHİ TEDAVİDE NELER YAPILIR?
Meme kanserinin ameliyatla tedavisine karar verildiğinde; hastalığın evresi, tümörün özellikleri ve hastanın durumuna göre kanserli memenin tamamının veya bir kısmının alınması (meme koruyucu cerrahi) önerilebilir.
MEME KANSERİNDE LENF BEZLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ NEDİR? (AKSİLLER DİSEKSİYON):
Meme kanserinin en sık yayıldığı yer koltuk altı lenf bezleridir. Bu yüzden tümörün yayılımını araştırmak için koltuk altı lenf bezlerinin incelemesi zorunludur.
• Sentinel (nöbetçi) lenf bezi pratik olarak tümörün yayılmaya başladığı ilk lenf bezidir ve eğer burada yayılım varsa diğer lenf bezlerinde de tümör olma olasılığı yüksektir. Bu nedenle koltuk altınızdaki tüm lenf bezlerinin çıkarılması gerekebilir.sentinel (nöbetçi) lenf bezinde tümör yayılımı yok ise diğer lenf bezlerinde tümör olma olasılığı çok azdır; böylece hasta koltuk altı bölgesinde geçireceği ve ileride yaşam kalitesini etkileyebilecek bir cerrahi girişimden uzaklaşmış olur.
Prof. Dr. Metin Ertem Türkiye Kanserle Savaş Vafı Başkanı, İ.Ü Cerrahpaş Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi |