Sık Kullanılanlara Ekle · Anasayfam Yap ·  Üye Girişi · Yeni Üye  
Av. Hande ÖZIŞIK

 
Sağlıkta Reklam
13.01.2011 - 1737 defa okundu.

Günümüzde serbest piyasa koşulları, artan teknolojik gelişmeler ve yoğun rekabet ortamında hastaların tercih yapması ve hizmet veren sağlık kuruluşlarının da onarca belki yüzlerce benzerini geride bırakarak öne çıkabilmesi, tercih edilen olabilmesi kolay olmamaktadır. Bu bağlamda, reklam etkin bir araç olarak ortaya çıkmaktadır. Sağlık kuruluşları açısından reklam,  tanıtıcı ve yönlendirici bir etken, tüketiciler açısından da bilgi edindiren, haberdar eden bir etken olmaktadır.

Hastaların, her gün yenisi eklenen kuruluşlardan, teknolojik imkanlardan, sunulan mal ve hizmet çeşitliliğinden, hangisinin kendisine en uygun olduğunu bilebilmesi ve buna göre tercihini kendiliğinden yapabilmesi beklenemez. Bu noktada da reklam, tüketicinin bilme hakkına aracı bir etken, bilgi edinme hakkının içini dolduran bir araç, etken olmaktadır.

                    ………………

Türk hukuk sisteminde genel olarak reklamlar, çeşitli yasaklara tabi ise de, sağlık sektöründe, toplum sağlığının taşıdığı önem dolayısıyla, daha farklı ve daha geniş sınırlamalara tabi tutulmuştur.  Sağlık hizmeti esasen ticaret değil, güven esaslı kamu hizmetidir. Sağlık sektöründe reklamlara, belirli sınırlar dahilinde izin verilmiş olması, sınırlamaların oldukça geniş olması, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, Danıştay gibi denetleyici kurum ve kuruluşlarca da oldukça geniş yorumlanması, sınırlar dahilinde “reklam serbestisi”nden ziyade “reklam yasağı” söylemini yerleştirmiştir.   Sınırlamaların oldukça geniş yorumlanması,  kuruluşları reklam veremez, mecraları da yayınlayamaz hale getirmektedir. Tüketicinin de bilgiye ulaşma hakkı yönünden mahrumiyetini gündeme getirmektedir ki bu hak en temel hasta haklarındandır. Hastaların karar vermelerini sağlayacak bilgiye ulaşma hakları da sınırlanmaktadır. En temel insan haklarından sağlık hakkı, toplum sağlığı haklı olarak korunmaya çalışılırken, buna karşın en temel hasta haklarından bilgi sahibi olma hakkı yeterince gözetilmemektedir, denge kotarılamamaktadır.

Oysa yayınlanmış uluslar arası bildirgelerde, hastaların, hastalıkları ve hastalıkları hakkında planlanan tedavileri ile ilgili tam olarak aydınlatılmaları, hastaneye girerken, uygulanan rutin işlemler, yöntemler ve kurumun sahip olduğu cihazlar konusunda özel olarak bilgilendirilmelerinin gerekliliği, bilgi sahibi olma hakkı vurgulanmıştır.

         …………………..

Hukuk sistemlerinde “yasak” olanın, tanımı tam yapılmalı, sınırları belirli olmalı ve kesin olarak ortaya konmalıdır.
Hukukumuzda sağlık kuruluşlarının “tanıtımı” yasak değildir, yasaklayan bir “kanun maddesi” bulunmamaktadır. Ancak tanıtımın, muhtelif kanun, yönetmelik ve yargı kararları ile ifadesini bulan sınırlamalar, esas ve ölçütlere uygun olması gereklidir.

Danıştay 13. Dairesinin  2005/213 Esas, 2005/1558 Karar sayılı 16.3.2005 tarihli aşağıda alıntılanan içtihadında ""Radyo ve Televizyon Yayınlarının Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik""in 21. maddesinin ( d ) fıkrasının iptali ile sağlık kuruluşlarının “tanıtımının yasak olmadığı yargı kararı ile de açıkça ortaya konmuştur;

“..hem Avrupa Sınırötesi Televizyon Sözleşmesi, hem de 3984 sayılı Yasa`da ""Tedavi ve rehabilitasyon kurum ve kuruluşlarının verdikleri hizmetler""in reklamlarının yapılamayacağına ilişkin bir sınırlama bulunmadığı halde, dava konusu Yönetmelik hükmü ile dayanağı üst hukuk kurallarına aykırı düzenleme yapılarak reçete ile satışına izin verilen ilaç ve tedavilerin reklamına getirilen yasaklamanın genişletilerek, dürüst, gerçeği yansıtan ve doğrulanması mümkün unsurlardan oluşacak ve ferdin zarardan korunması gereklerine uygun şekilde reklamı mümkün olan tedavi ve rehabilitasyon kurum ve kuruluşlarının verdikleri hizmetlerin de yasak kapsamına alındığı görülmektedir.

Belirtilen bu duruma göre, dava konusu Yönetmeliğin düzenleniş amacına aykırı olarak, üst hukuk kurallarında öngörülen çerçeve ve yetkiyi aşar nitelikte düzenleme getirildiği, bu haliyle de hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır.

Öte yandan, davalı idare tarafından referans olarak sunulan 89/552 EEC sayılı ""Sınır Tanımayan Televizyon Direktifi""nin 97/36 Ec sayılı 30 Haziran 1997 tarihinde yapılan değişiklik sonrası halinde de dava konusu yönetmelik hükmüne dayanak alınabilecek bir düzenleme bulunmadığı gibi, Özel Hastaneler Yönetmeliğindeki düzenlemenin de dava konusu Yönetmelik düzenlemesinin nedeni olamayacağı açıktır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu ""Radyo ve Televizyon Yayınlarının Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik""in 21. maddesinin (d) fıkrasının iptaline…” karar verilmiştir.

            ……………………

Yerleşik Danıştay içtihatlarında sınırlamalar, esas ve ölçütler ise şöyle ifadesini bulmaktadır:
 Danıştay kararlarına göre:

1.    Sağlık kuruluşlarının reklamları, dürüst, gerçeği yansıtan, doğrulanması mümkün unsurlar içermeli, ferdin zarardan korunması gereklerine uygun olmalıdır.

2. 
   Sağlık kuruluşları, reklam niteliğinde ilan veremeyecekler,  yaptıkları işe ticari nitelik yükleyemeyecekler, ticari amaçlı, ticari içerikli ilan veremeyeceklerdir. Aksi halde hukuka aykırı kabul edilip, gerek sağlık kuruluşu gerekse yayıncılar idari para cezası ile karşılaşabileceklerdir.

3. 
   Özel hastaneler tarafından sağlığı koruyucu ve geliştirici nitelikteki bilgilendirme ve tanıtımlar yapılabilecek, bilgilendirme ve tanıtım faaliyetleri kapsamında yanıltıcı, abartılı, doğruluğu bilimsel olarak kanıtlanmamış bilgilere ve talep yaratmaya yönelik açıklamalara yer verilemeyecektir.

4.  
  Aşağıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, sanatını serbest olarak icra eden tabipler ile sağlık kurum ve kuruluşları gazete ve sair neşir vasıtaları ile yapacakları ilanlara, hasta kabul ettikleri mahal ile muayene gün ve saatleri ile ihtisaslarını ve akademik unvanlarını yazabilecekler, belirtilen hususlar dışında ilan ve reklam veremeyecekler, benzer nitelikteki kuruluşlar ve çalışanları arasında rekabete yol açıcı davranışlarda ve talep yaratmaya yönelik faaliyetlerde bulunmayacaklar, çalışmalarına ticari bir görünüm veremeyeceklerdir;

•    4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun`un 16. maddesinde, ticari reklam ve ilanların yasalara ve genel ahlaka uygun, dürüst ve doğru olması gerektiği belirtilmiş, tüketiciyi aldatıcı, yanıltıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, tüketicinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve özürlüleri istismar edici reklam ve ilanlar ile örtülü reklam yapılamayacağı kurala bağlanmıştır.

•    1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San`atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 24 üncü maddesinde, icrayı sanat eden tabiplerin, hasta kabul ettikleri mahal ile muayene saatlerini ve ihtisaslarını bildiren ilanlar tertibine mezun olup diğer suretlerle ilan, reklam ve saire yapmalarının yasak olduğu kurala bağlanmıştır.

•    Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nin 8 inci maddesinde, tabiplik ve diş tabipliği mesleklerine ve tedavi müesseselerine ticari bir veçhe verilemeyeceği, tabip ve diş tabiplerinin her ne suretle olursa olsun, yazılarında kendi reklamını yapamayacağı belirtilmiş; 9 uncu maddesinde, tabip ve diş tabibinin, gazete ve sair neşir vasıtaları ile yapacağı ilanlarda ancak ad ve soyadı ile adresini, Tababet İhtisas Nizamnamesine göre kabul edilmiş olan ihtisas şubesini, akademik unvanını ve muayene gün ve saatlerini yazabilecekleri kuralına yer verilmiştir.

•    28.5.2004 tarih ve 25475 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan yönetmelikle değişik Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 60. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında “Özel hastaneler; tıbbi deontoloji ve mesleki etik kurallarına aykırı şekilde, insanları yanıltan, yanlış yönlendiren ve talep yaratmaya yönelik, ruhsatında yazılı kabul ve tedavi ettiği uzmanlık dallarından başka hastaları kabul ve tedavi ettiği intibaını uyandıran, diğer hastaneler aleyhine haksız rekabet yaratan davranışlarda bulunamazlar ve bu mahiyette tanıtım yapamazlar. Özel hastaneler, ruhsatında kayıtlı ismi dışında başka bir isim kullanamazlar.

•    14.6.2003 tarih ve 25138 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5/a maddesinde, reklamların yasalara, genel ahlaka uygun, doğru, dürüst ve gerçekçi olmak zorunda olduğu belirtilmiştir.

Reklam Kurulu, Danıştay gibi denetleyici kurum ve kuruluşların kararları incelendiğinde, sınırlamaların –gerek mevzuattaki yoruma açık düzenlemeler nedeniyle, gerekse sağlık hizmetinin çok ciddi, önemli ve güven temelli bir kamu hizmeti olmasının verdiği kaygılarla- oldukça geniş yorumlandığı görülmekte ve neticede “reklam serbestisi”nden ziyade “reklam yasağı”ndan bahsetmenin pek de yersiz olmayacağı kanaati hasıl olmaktadır.

Av. Hande Özışık

 

« Geri

Diğer Yazıları

Hasta Hakları
Yorum Ekle
  Adım, Soyadım Görünsün   Rumuzum Görünsün
Mesaj :
Güvenlik Kodu :
 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapınız. Üye değilseniz üye olmak için tıklayınız.

Köşe Yazısı
Akıllı Hastanın Sağlık Rehberi
Esra KAZANCIBAŞI
Tüm Yazılar
Online Randevu
Kriterleri seçin, hastanelerden online randevu alın.
Şehir
 Devlet   Üniversite   Özel
Acil Sağlık
Nöbetçi Eczaneler
Ambulanslar
Kan Merkezleri
Acil Servisler
Sağlık Tedarikçileri
Evde Sağlık Hizmeti
İlk Yardım Rehberi
Alo Sağlık
Hastaneler
Sağlık ocakları
Ana çocuk sağlığı merkezleri
Tahlil laboratuvarları
Görüntüleme merkezleri
Sağlık sigorta şirketleri
İlaç firmaları
Yaşlı bakım evleri
Bakım ve rehabilitasyon merkezleri
Diyaliz merkezleri
Kanser tedavi merkezleri
Ağız ve diş sağlığı merkezleri
Sorun Doktorunuz Yanıtlasın
Sağlıkla ilgili merak ettiğiniz ne varsa, bize yazın. Uzman doktorlar yanıtlasın. »
Detay için tıklayınız
Doktorlarla Canlı Sohbet
Şuan online doktorumuz yok. »
"Sorun Doktorunuz Yanıtlasın" bölümünden bize ulaşabilirsiniz.
Sağlık Kitapları
Haftanın Kitabı

"Migrene Çözüm Var!"
-Dr. Emel Gökmen
Önceki Kitaplar
Haftanın Söyleşisi
Gazeteci ve Biyolog Esra Öz: Aşkın Da Bir Kokusu Var
Esra Öz, `Kokuyla Keşfet` isimli kitabında, koku almanın insan sağlığına etkilerini anlatıyor.
Tüm Söyleşiler
Videolar
Medikal`e konuk olan Serhat Kılıç, sigarayı bırakma öyküsünü ve sağlık yaşantısını anlattı.
 Medikal Ödül - 2
 Medikal Ödül - 1
 İstanbul`da Organ Bağışı Artıyor
Anket
Aile hekimliği uygulamasından memnun musunuz?
Evet, memnunum
Hayır, memnun değilim
Kararsız

Ankete katılmak için lütfen giriş yapınız. Giriş için tıklayınız.

Önceki Anketler
Sağlık Yönetimi
 Sağlık İletişimi
 Sağlıkta Kalite
 Sağlık Ekonomisi
 Sağlık Yönetimi
 Sağlık Hukuku
 Sağlıkta Kalite
 Yasa ve Yönetmelikler
Künye | Danışma Kurulu | Üyelik | Reklam | Gizlilik | Yasal Uyarı | İletişim Bilgileri
Copyright 2011 Sagligimicinhersey.com | Tüm Hakları Saklıdır. | Web Tasarım ve Programlama Grimor

Valid XHTML 1.0 Transitional