Canlı Vericili Nakiller İçin Bağışçı Havuzu Arttırılmalı

Canlı Vericili Nakiller İçin Bağışçı Havuzu Arttırılmalı

Canlı Vericili Nakiller İçin Bağışçı Havuzu Arttırılmalı

Bizi Takip Et


Türkiye’de canlı vericiden yapılan nakil ameliyatları ve bu konuda yapılması gerekenlerle ilgili Prof. Dr. Alper Demirbaş bilgi veriyor:

. Organ naklinde ülke olarak ne durumdayız?
“Türkiye’de son yıllarda organ nakli sayısı sabitlenmiş gibi görünmektedir. Bu, normal sınırlar içinde kabul edilebilecek bir şeydir ama bizim ihtiyacımız olan organ bağışlarının ve organ nakillerinin artmasıdır. Özellikle böbrek nakillerinde geçen sene 3400’ün üzerini gören ülkemizin aslında ihtiyacı olan böbrek nakli sayısı 5000 civarındadır.”

. Türkiye’de canlıdan nakil ameliyatları neden daha yaygın? Bu sadece Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde yaşanan bir durum mudur?
“Türkiye’de canlı vericilerden yapılan nakiller toplam nakillerin yaklaşık yüzde 70-75’i civarındadır. Ancak ülkemizde yanlış anlaşılan, belki de eksik vurgulanan bir nokta var. Bu da; canlı vericiden, yani akrabalardan yapılan organ nakillerinin az gelişmişlik ya da olumsuz bir durum olduğu düşünülmesidir. Kadavra sayısının, yani ölmüş insanlardan yapılan bağışların artması için oldukça yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Fakat son 10 yıl içinde bu konuda geldiğimiz nokta çok da istenilen düzeyde değildir. Bunun nedeni yeterli çabanın, yeterli çalışmanın yapılmaması değil, toplumumuzun sosyo-kültürel yapısıdır. Avrupa’dan başlayıp Doğu’ya doğru geldikçe yapılan nakillerin büyük çoğunluğu canlı vericilerden, yani yaşayan kişilerden aile bireylerine yapılan nakillerdir. Bu Yunanistan’da da böyledir, Bulgaristan’da da böyledir. Hele ki Asya’ya doğru gidildikçe canlı vericili nakillerin sayısı giderek artmaktadır. Yapılan araştırmalar canlı vericiden yapılan organ nakillerinde elde edilen sonuçların dünya literatüründe daha başarılı olduğunu göstermektedir.”

Organ beklemeyen, organ bekleme listesinde hastası olmayan, organ beklerken ölen insan olmayan dünyada hiçbir ülke yoktur. Bu nedenle, organ bağışı ya da nakli konusunda genel strateji olarak belki de biraz eksik bıraktığımız ya da yapmaktan çekindiğimiz şey canlı vericilerin de artışının sağlanmasıdır. Çünkü elimizdeki olanaklar, bulunduğumuz toplumun kültürel ve dini yapısı daha çok aile bireylerine organ bağışlamak yönündedir. Ama nedense bu konuda bir korku da vardır.”

“CANLI VERİCİLİ BÖBREK NAKİLLERİ DÜNYADA 64 YILDIR YAPILIYOR”

. Türkiye’de organ bağışında bulunan kişilerin sayısı son derece az. Canlı vericiden yapılan nakillerin daha yaygın olmasına karşın, bu konuda da bazı sıkıntılar yaşanıyor mu?
“İlk olarak, ailesinden birisi hastayken organ bağışlamaktan korkan ya da çekinen kişilerin, ailesinden biri öldükten sonra onun organlarını bağışlamasının bir tezat teşkil etmektedir. Canlı vericili nakillerle ilgili insanların korkuları yersizdir. Canlı vericili böbrek nakli ameliyatları dünyada 1954 yılından bu yana 64 yıldır yapılmaktadır. Asya ülkelerinde özellikle Japonya’da, Kore’de gerçekleştirilen nakillerin neredeyse tamamı canlı vericilerden yapılmaktadır. Bu tür nakil ameliyatlarında canlı vericilere zarar verme ihtimalimiz oldukça düşüktür.

Prof. Dr. Alper Demirbaş

ORGAN NAKLİ SADECE BİR AMELİYAT DEĞİL, PROSEDÜRDÜR!

. Organ bağışının ve organ nakillerinin arttırılması konusunda ülkemizde neler yapılması gerekiyor?

. Türkiye organ nakli konusunda dünyada oldukça iyi bir yerdedir. Özellikle canlı vericili organ nakli sayısında ve başarı oranında söz sahibi ülkeler arasında yer almaktadır.

. Ülkemizde canlı vericili nakillerde bağışçı havuzunun arttırılması artık bir politika olarak düşünülmesi gereken bir durumdur.

. Beyin ölümü gerçekleşen insanların organlarıyla yapılan nakillerin arttırılması son derece önemli bir konudur. Yıllardır bu konuda çok ciddi çalışmalar yapılmaktadır ama artık bir stratejik aksiyon olarak canlıdan yapılan nakillerde de vericilere verilen zararın çok düşük olduğu halka anlatılmalıdır.  Toplumun bundan korkmaması sağlanmalıdır.

. Organ naklinde en önemli noktalardan biri, sadece ameliyatı gerçekleştiren cerrahın değil, organ nakli ekibinin de deneyimidir.

. Organ nakli çok özellikli bir iştir. Çünkü organ nakli sadece bir ameliyat değil, bir prosedürdür. Burada yapılacak en ufak bir hata hem kullanılacak olan organın daha az verimli olmasına neden olabilir, hem de istenilen sonuca yani, insanları yeniden yaşama döndürme amacımıza hizmet etmeyebilir. Dolayısıyla bu konuda oldukça dikkatli olunmalıdır.

. Böbrek nakli yapılan hastalar, diyaliz hastalarına göre her yaş grubunda en az beş kat daha uzun yaşamaktadırlar.

. Diyaliz ve böbrek nakli arasında yapılan maliyet analizi çalışmalarında böbrek naklinin topluma maliyetinin diyalize göre çok çok daha düşük olduğu gösterilmiştir. Böbrek nakli olan hastaların beş yıl sonraki maliyeti diyaliz maliyetinin yüzde 20’sine düşmektedir.

. Organ nakli bilindiği üzere devletin sağlık politikaları gereği ek ücret alınması mümkün olmayan bir alandır ki; bu doğrudur. Çünkü organ nakli olacak hastaların büyük çoğunluğu düşük sosyo-ekonomik gruptan kişilerdir. Organ nakli her türlü hastanede ücretsiz olarak yapılan bir ameliyattır. Bu bir devrimdir ve uygulanan söz konusu politikanın sürdürülebilirliğinin sağlanması gerekmektedir.

.Türkiye’de yaklaşık 70 bin diyaliz hastası ve bekleme listelerindeki 22 bin civarındaki hasta kadavra vericilerle hiçbir şekilde nakle dönüşemeyecek bir potansiyeldir, bunun olması da mümkün değildir. Ama canlı vericilerle yapılan nakil sayıları eğer bir miktar daha arttırılabilirse, organ bulamadığı için hayatını kaybeden hasta sayısı da azalacaktır.”


İçeriği Paylaşın