Obezite Cerrahisi ve Diyabetin Cerrahi Tedavisi
Obezite Cerrahisi ve Diyabetin Cerrahi Tedavisi

Bizi Takip Et
Kimler zayıflama ameliyatı olabilir? Kapalı yöntemlerle gerçekleştirilen obezite cerrahisinin avantajları nelerdir? Cerrahi tedavinin tip2 diyabetteki yeri nedir? Diyabet hapı kullanan şeker hastası haplardan, insülin kullananlar insülinden kurtulabilir mi? Obezite cerrahisiyle kilolarından kurtulan hastalar ne tür sağlık risklerini geride bırakırlar? Zayıflama ameliyatlarının riskleri özellikle ameliyat sırasında nelerdir? Ameliyattaki riskler nasıl önlenir? Doktoru ve hastaneyi seçerken nelere dikkat edilmelidir? Uyumlu bir hasta obezite cerrahisi sonrası nasıl olmalıdır?
MedicalPark Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hasan Pınar obezite cerrahisi ve diyabetin cerrahi tedavisiyle ilgili merak edilenleri Sağlığım İçin Herşey’de anlattı.
‘‘OBEZİTE, ÖLÜMCÜL HASTALIKLAR BARINDIRIR’’
. Kimler zayıflama ameliyatı olabilir?
“Obezite bugün, insan sağlığı açısından en önemli hastalık sebeplerinden bir tanesidir. İçerisinde başlı başına ölümcül hastalıklar barındırır. Obezite sınıflandırılırken hastanın kilosuyla boyu orantısal olarak hesaplanıp bir değer ortaya çıkarılır ve bu değere göre sınıflandırılır. Bu değer vücut kitle endeksi olarak adlandırılır. Bu hesaplamada normal değerler 20-25 olması gerekirken ameliyat edilen hastalarda bu değerler 35’in üzerinde olur. Vücut kitle endeksi 25-30 aralığındaki hastalar kilolu, 30’un üzerinde ise birinci derece obezite olarak değerlendirilir. Eğer 35’in üzerinde ise hastalık düzeyine gelmiş obezite olarak değerlendirilir. Hasta önce herhangi bir diyet programını uygulamış mı, spor programından geçmiş mi, bunları ciddi anlamda kilo verimi olarak kullanmış mı diye sorgulanır. Sonra da ameliyat kararı verilir.”
KAPALI YÖNTEM OBEZİTE CERRAHİSİ
. Kapalı yöntemlerle gerçekleştirilen obezite cerrahisinin avantajları nelerdir?
“Bundan 10-15 sene öncesine kadar laparoskopi denilen kapalı yöntem ameliyatlar sınırlıydı. Ameliyatlar açık yapılırdı ve hastalar haftalarca hastanede yatarlardı.Yara yeri enfeksiyonları ve kocaman izler olurdu. Ama artık karın içerisindeki birçok ameliyat, laparoskopik yöntemle yapılarak işaret parmağımızın girebileceği 4-5 delikten bu ameliyatlar gerçekleştiriliyor. Obezite ameliyatları da bunlardan bir tanesidir. Tüp mide ve gastrik bypass ameliyatları arasında ciddi anlamda bir süre farklılığı yoktur. 45 dakika ile 1,5 saat arasında süren bir ameliyat sürecinden sonra hastalar odalarına geçer. Odalarında bir müddet monitörize edilerek kalp atışları, akciğer fonksiyonları kontrol edilir. Ameliyattan 5-6 saat sonra hastalar, servis koridorunda yürütülmeye başlanır. Ertesi gün su ve çorba içirilir. 3. günde de ameliyatla ilgili herhangi bir sıkıntı olup olmadığını anlamak için testleri ve tetkikleri yapılıp evlerine sağlıklı bir şekilde taburcu edilir. Hastanın sosyal ve iş hayatını etkilemeyen, iş gücü kaybı yapmayan ameliyatlardır ve başarılı olarak uygulanır.”
CERRAHİ TEDAVİYLE TİP2 DİYABETTEN KURTULABİLİNİR!
. Cerrahi tedavinin tip2 diyabetteki yeri nedir?
“Diyabet tip1 ve tip2 diye iki kısma ayrılır. Tip1 diyabet, pankreas insülin salgılamadığı için çok fazla cerrahi yöntemle düzelebilen bir hastalık değildir. Ama tip2 diyabette, ameliyatla ince bağırsakların son kısmı baş kısmıyla değiştirilerek pankreasın daha fazla insülin salgılaması sağlanır. Kapalı yöntemle ve yine hasta konforunu artırıcı tekniklerle bu ameliyat gerçekleştirilir. Ameliyattan kısa bir süre sonra da kan şekerlerinin düzeldiği görülür. Şişmanlığa bağlı şekeri olan hastalar ise yine tüp mide ve bypass ameliyatlarıyla zayıfladıktan sonra yüzde 80-90 oranında tip2 diyabetten kurtulurlar.”

Op. Dr. Hasan Pınar
. Diyabet hapı kullanan şeker hastası haplardan, insülin kullananlar insülinden kurtulabilir mi?
“Bu ameliyatlar, oral antidiyabetik tabletler ve insülinlerle regüle olamayan, artık bu ilaç kullanımının hastanın sosyal yaşantısını bozduğu durumlarda ve komplikasyona açık hale gelmiş, ilerlemiş tip2 diyabetik hastalarda uygulanır ve çok daha efektif olarak sonuç alınır. Bu ameliyatın yapıldığı hastaların çoğunluğu kullandığı insülinlerin dozunu yavaş yavaş azaltmakta ve bir müddet sonra insülini bırakmaktadır. Antidiyabetik tablet alan hastaların da tablet ihtiyacı miktarı azalmakta ve 9-12 ay içerisinde hem insülinden hem oral antidiyabetikten kurtularak hayatlarını konforlu bir şekilde yaşamaktadırlar.”
OBEZİTE CERRAHİSİ İLE SAĞLIKLI VE UZUN YAŞAM
. Obezite cerrahisiyle kilolarından kurtulan hastalar ne tür sağlık risklerini geride bırakırlar?
“Obeziteye bağlı hastalıkların başında kalp ve dolaşım sistemi, akciğer solunum sistemi, eklem sistemleri, beyin damarları ve iç organ kanserleri gibi insanın hayatını ciddi anlamda riske sokan hastalıklar gelir. Örneğin, obezite kalp krizi riskini normal sağlıklı bireylerden çok daha fazla artırır. Gece uyurken solunum durması gibi akciğer problemleri obezite hastalarında çok daha fazla görülür. İnme dediğimiz beyin damarları probleminden dolayı oluşan felçlerde, iç organların çoğunda oluşan kanserlerde sebep olarak obezite görülür. Yapılan çalışmalar obez insanların normal zayıf bireylere göre 10-15 yıl daha kısa yaşadığını gösterir. Obezite ameliyatları ile hasta bu hastalık komplekslerinden kurtarılarak hem yaşam konforu düzeltilir hem de sağlıklı ve uzun ömürlü yaşamasının yolu açılır.”
. Zayıflama ameliyatlarının riskleri özellikle ameliyat sırasında nelerdir?
“Standart genel cerrahi eğitim sürecinde, obezite cerrahisi eğitimi aslında yoktur. Bu ameliyatlar, yüksek teknolojik ürünleri kullanılarak yapılır ve bu ürünlere, cihazlara alışa alışa ameliyat teknikleri geliştirilmiş olunur. Ayrıca gerek yurtdışında gerek yurtiçinde teknolojiye uyum anlamında sürdürülen eğitimlerle bu ameliyatlarda oluşabilecek riskler artık minimalize edilmektedir. Bu ameliyatlardaki risk safra kesesi ameliyatlarınkinden farklı değildir. Bu ameliyatların rakamsal olarak çok yapıldığı merkezlerde riskleri 2 binde bir düzeylerindedir.”
CERRAH VE HASTANE SEÇİMİ ÖNEMLİ
. Ameliyattaki riskler nasıl önlenir? Doktoru ve hastaneyi seçerken nelere dikkat edilmelidir?
“Obezite ameliyatlarında insan anatomisi birtakım tekniklerle değiştirilerek obezite hastalığı ortadan kaldırılır. Bu nedenle ciddi ameliyatlardır. Cerraha güven, cerrahın vaka sayısı, uygun ekipmanlar ve uygun ameliyathane koşullarında ameliyata girmek önemlidir. Beraberinde yoğun bakımın donanımlı olması, diyetisyenin, endokrinoloji ve psikiyatri uzmanlarının aynı kompleks içerisinde görev yapıyor olması risklerin minimalize edilmesinin en önemli etkenlerindendir. Ayrıca hastanın uyumu da önemlidir. Ameliyattan sonra 2 yıl boyunca hasta takip edilir.”
AMELİYAT SONRASI UYUM PROGRAMI
. Uyumlu bir hasta obezite cerrahisi sonrası nasıl olmalıdır?
“Ameliyat öncesi zaten hasta ile uyum problemi yaşanıp yaşanmayacağının değerlendirilmesi yapılır. Uyum problemi yaşanabilecek hastalara bu ameliyatın onun için uygun olmadığı uygun bir dille anlatılarak başka yöntemlere yönlendirilir. Normal beslenme şartlarında gün içerisinde ara öğünler ve atıştırmalıklarla beraber 6-7 kez yemek yenilir. Doğal olarak ameliyat edilen organ da günde 6-7 kez dışarıdan giren gıda maddeleriyle karşılaşır. Ameliyattan sonraki 2 aylık iyileşme sürecinde hastanın yeni midesinin ve sindirim sisteminin yeme alışkanlığı değiştirilmeye çalışılır. İlk 15 gün sıvı diyet, 15 günden sonra yavaş yavaş yumuşak kıvamlı katı gıdalar verilerek hastalara bir uyum programı sunulur. Hastalar yaklaşık 2 yıl boyunca vücutlarında oluşan değişikliğe yeni beslenme sistemiyle alışırlar ve hayatları sağlıklı, zayıf bir şekilde devam eder.”
. Obezite cerrahisi sonrası uyum göstermeyen hastanın yeniden kilo alma riski var mıdır?
“Geri kilo alımının çeşitli faktörleri vardır. Ama ciddi anlamda takip edilen ve ciddi önerilerde bulunulan hastalarda geri kilo alımı görülmez.”
İçeriği Paylaşın